Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Unutmadım anne
Askerim anne, Gözlerim seni arar her yerde… Komutan bugün sordu ' Asker adın ne?” Adım mı? Dedim… Sustum anne… 'Evet, adın ne asker?” Sahi adım neydi anne? İsmet Polat 1979 Urfa Kısa künyem ve hatıralarım Hiçbirini unutmadım...
Sensizlik
İnsanoğlu yaradılışı bakımından hayra da şerre de meyli olan iradesini iyi ve kötü yönde kullanabilen bir varlıktır. Bu sebeple insanı günaha kötülüklere çekip götüren nefis kendi haline bırakılmamalıdır nefisle ilgili olarak yüce...
Ankara'da karlı Temmuzlar
Parmaklıkların arkasından bakan gözlerim, karanlığı, aydınlığı ve dahası seni seçemiyor… Her geçen gün biraz daha uzaklaştın hayatımdan. Bunu bilerek yaptığını biliyorum. Sözde böyle olması ikimiz içinde en iyisiydi. Yoksa dayanamaz...
Bir sana razıydım
Keşke sevmeseydim, görmeseydim seni, Keşke kördüğüm bağlamasaydım yüreğimi, Sevda yollarında bitirmeseydim kendimi... Şimdi, ahlar tühler içinde kalmazdım belki... Keşke sevmeseydim, görmeseydim gözlerini.. Keşke yanmasaydım, keşke yanmasaydık,...
Her dert kendi içinde büyüktür
Her yara kendi içinde büyüktür, Dağlar büyüktür usta, Onlardan da büyüğü vardır Ve onlardan da zalimi usta… Her yara kendi içinde büyüktür, Herkesin türküsü kendine güzeldir usta, Türkülerden de güzeli vardır Ve onlardan da acısı...
Yarabbi yardım et
Zalim zaman seni benden çalan, sılaya yollamayan, benden ayrı koyan, umutlarımı kıran, ayrılığı kar sayan ve seni bir türlü bana layık bulmayan zaman… İçimi içimden soysa da, beni senden dilediğince ayrı koysada asla kazanamayacak. Çünkü...
Delirme Çocuk
Delirme çocuk, bütün yok saymalara, çıkmaz sokaklara, sonu olmayan yollara ve muğlâk aşklara gül geç çocuk. Zaman seni çalmıyorsa ve vakit aşka gelip dayanmamışsa şüphesiz 'akıbet” yazan kalemindir. Kendini paralayıp durma, ödünü...
Yalnızlığım (XXI)
Senden sonra kapısını çalabileceğim, vurulmalarımda, yıkılmalarımda oturup ağlayabileceğim kimsem kalmadı yalnızlığım… Dost dediklerim, kardeş bildiklerim, sırtımdan vurup giden 'insan” seçtiklerim öyle çoğaldı ki, görsen...
Yalnızlığım (XX)
Sus pus olmuş gecelerin içinden geçip giderken, gözlerin aklımdan hiç gitmedi çay karası yalnızlığım… Susamış akşamların ezan seslerinde kalbim ve kalbim Eyüp Sultan'da umuda açılan ellerin gölgesinde ezilmekte. Gelsen diyorum,...
Yalnızlığım (XIX)
Ve bir sabah yerden on bin metre yukarlardasın uçar adım ve ellerin ellerimde değil başkasına yar, bana el olan acımasız yalnızlığım… Sakın ağlama bu defa sana inanmam, sakın bir şey söyleme bu defa imkânsız kanmam ve sakın yalanlara...
Yalnızlığım (XVIII)
Sabrın ışığı sönüyor ve kanatları kırılıyor martıların yalnızlığım… Sahile pineklemiş kim var, kim yok… Yeniköy yanıyor bugün ve ihtiyar bir adam haşlanmış mısır, kâğıt helva, su, çay, çekirdek satıyor sonra bir çocuk...
Yalnızlığım (XVII)
Biri bir yerde çeyrek porsiyonluk bir laf eder, dağ gibi yükün altında kalırsın yalnızlığım… Yüzüne değme kalender duranlar, neden hep sırtından vururlar ki yalnızlığım? Üşümelerim zamanın bu yakasında temmuzları dondururken, irin...
Yalnızlığım (XVI)
Dur! Sobeleme… Bir kerede şıp diye bulmasan, karanlığa hapsettiğim gözlerimi yerinden çıkarmasan, ebelemesen, sobelemesen ne çıkar benim işgüzar yalnızlığım… Uyurgezer aralıklarda, tarif edemediğim ağrılarda ve sancılarda uyanırken,...
Yalnızlığım (XV)
İnsan kendi ezberlerini yıkar mı? 'Git!” Derken bin kere yüreğini yakar mı? 'Kal…” Demek 'git!” Demekten zora çıkar mı? Ve aşk kendini bu kadar yok sayar mı yalnızlığım? Varlığı şenlendirirken öldürebilen, yeniden...
Küskünüm
Sensiz doğan her gün Ve sensiz gelen her akşam, Alır beni sancılar, alır beni hatıralar Sonra vurur yerden yere, Yokluğun bin kere… O akşam depremdi, gittin niçin? 'Yaşarsın, bensizde yaşarsın” Ve 'üzülme benim için” Dediğin...
Yeter
Kader adını senden almış, Sular rengini senden çalmış… Gül rengini senden almış, Elma rengini senden çalmış... Aklım sende kaldı, Fikrim ellerinde… Mantığım sende kaldı Aşkım yüreğinde... Ağlatma, bir güldür yeter, Suları karartma,...
Yalnızlığım (XII)
Dokunma bana, bir yangının içindeyim. Sorma bana, büyük bir kederin içindeyim. 'Gel” deme bana! Yanarsın, çok ağlarsın yalnızlığım… Kim kadar gaddarsın? Ve kim kadar kalpsiz? Desem, örnek gösteremem. Yeryüzü ve bildiğim bütün...
Yalnızlığım (xı)
Şimdi sabahın dördü, kimileri öldü, kimileri öldürülürken görüldü ama nereye? Kim gömdü? Nasıl gömüldü? Kimse görmedi senden başka yalnızlığım… Alıp başımı gidesim tutmuşsa ve ömrüm sorgusuzca kurşunlara dizilmişse, gözlerim...
Yalnızlığım (X)
Senden sonra hiçbir kimse mutlu edemez sen kadar beni… Sevmek gerçek, kavuşmak yalan, aşk gerçek, sonsuz olmak yalan ve ağlamak gerçek, inanmak yalan… Ne zaman sana inansam yalnızlığım ve ne zaman kalbim senindir desem; sırtımdan aşağı...
Yalnızlığım (IX)
Çaresizliğimi peşine, hayallerimi bir çift sözüne ve bütün yaşamaları ömrüm gözlerine taktım, gör, duy, bil istedim acizliğimi yalnızlığım… Nice mukaddes gecede ellerimi açtım, dizlerimi kırdım ve ne çok dualar büyüttüm gelmelerine?...