Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Lanet olsun
Seni senle yaşamak varken, Beni sensiz koyan o kalbine lanet olsun. Seni senle yaşamak varken, Beni sensiz yaşamaya mahkûm eden o kalbine lanet olsun… Seni senle yaşamak varken, Seni sana yasak eden o kalbine lanet olsun… Seni sevme suçunu işledim,...
Hırsız-1
'Mademki istiyorsun öyleyse durma git!” Diyordu Sezen Aksu ve ben ilk defa parmaklarının terini avuçlarımın içlerine kenetliyor, nefesinin içimi yakan tadını iliklerime çekiyordum… Senide öyle biliyor, ben gibi yanıyorsun diye hissediyordum...
İnsanlığım
Yalnızlığım, Benim ağır kan kaybım, Sokaklar, caddeler boyu, İçimde kaybolduğum kalabalığım, Tekliğime sarıldığım, Yalnız insanlığım, Tükenme! Yorgunluğum, Benim dipsiz boğulmuşluğum, Denizler, okyanuslar boyu, Dehlizlerde kaybolduğum,...
Unutma
Gelme üstüme, düşme peşime benim, Çekil git! Şerefin, haysiyetin, onurun için… Allah'ına kitabına, inandığın aşkına, sorma! Anlatma bana! Çekil git! Namusun, seni doğuran anan adına yalnızlığım… İnsan insanı kaç kere aldatır?...
Aşk
Sevmenin de bazen gitmek olduğunu bilmektir aşk. Bazen bütün haksızlıklara, yok etmelere, yok saymalara susmaktır Ve ne olduğunu, ne yaşadığını sadece senin bildiğin Ama asla onun bilmediği cehennemlerde yanarken, Kan kusarken, seni terk ederken...
Dayan
Taşa çalsam üşümüşlüğümü, Dar ağacına assam üzgünlüğümü Ve soğuk bir kentin kalabalığına Salsam düşmüşlüğümü, Ayağa kalkar mı ki yalnızlığım? İliklerime geçen soğuk kimseyi bilgilendirmiyor Ve sır çıkmaz gecelere...
Zalim
Bana yine ayrılığın şiiri düştü… Burası Esenler oto gar. Ve ben yine bir otobüsün farına Olmayacak hayallerimi taktım. Kapanan kapıların camlarına, Geleceğin ümidiyle çok baktım. Tesadüf bu ya, belki okursun hayaliyle Camların buğusuna...
Sana Rağmen Seni Sevdim
Ey gönlümün Oğuz Gülü Sana rağmen seni sevdim İster kul de ister deli Sana rağmen seni sevdim Sırt dönüp hayata, aşa Sana vardım koşa koşa Boşa gururlanma boşa Sana rağmen seni sevdim Dert etsen de durağımı Söndürsen de çerağımı...
İyiyim...
Ömür bir yapboz tahtası olmuş. Nefes almak adetten yani yaşamak saymaktan gülüm. Yoksan sahiden yaşadım mı sayarsın? Gözlerim görmeseydi, mevsim dönmeseydi, kimseler bilmeseydi, söyle gülüm; 'aşk ölmeseydi, böyle deliye çevirmeseydi...
Seviyorum
Seni sevdiğimi biliyorsun, Sokaklar boyu beklediğimi, Senin için ölebileceğimi, Nefes bile alamayacağımı biliyorsun… Meydanlarda asılsam da, Sürgünden sürgüne savrulsam da, Bin kere sırtımdan vurulsam da, Senden asla vazgeçmem bu dünyada…...
Yorgun geceler
Yorgunum dünden, bugünden ve endişeliyim gelecekten. Sorunsuz sabahları ve plansız, korkusuz yarınları özledim... Ellerim titriyor, gözlerim seçemiyor ve geçemiyor yüreğim senden. Dizlerimin ve ayak bileklerimin zonklayan yorgun gecelerinden...
Yine sensiz
Yine sensiz çıkıyorum yollara, on bin metre üzerindeki bulutlara… Ellerimi sakın bırakma! Karanlık bir sabah ve sisli hava… Gönlüm yine akmış cansuyum sana, unutmuşum her şeyimi şu halime baksana? Yollar uzun, hayat kısa, git gidebildiğin...
Son sözüm
Sen sevip bıraktığın kalbimin çok uzağındasın artık... Mevsimler şaşırmış, gün ile gece birbirine girmiş, ömrün mavisi, yeşili kararmış, bütün beyazlar siyaha çalmış ve en acısı umutlarım ölmüştü son sözünü söyleyip benden...
Defol git
Aklımda ki gözlerin geceyi aralıyor Ve ben bu namussuz gecenin koynunda Sensiz bir piç gibi çırılçıplağım… Gece uzun, adını ve asıl kimliğini unutmaya Yüz tutan yüreğimin fahişe sevdası… Hangi dölünü taşırsın hayatın? Ve hangi...
Dayanamıyorum...
Başım ağrıyor Nedret… Bu akşam sen yine yoksun Ankara başıma üşüşüyor Nedret… Dağların arkasına saklandığın Ağaçların yapraklarına kattığın gözlerin Yine bu akşam yok Nedret… Kalbim ağrıyor ceylanım El içine çıkmaz edişlerinin...
Beyaz aşk
Gecelerim belliydi artık. Tuğba'nın yanında kalmak isteyen, Tuğba ile atan bir yürektim sadece. Yazıyordum yanında olmayı, yüreğinde taht kurmayı, alabildiğine hırçın gönlümce. Geceler daha bir ağır, yorgun oluyordu gözlerimde. Kan...
Defol git
Aklımda ki gözlerin geceyi aralıyor Ve ben bu namussuz gecenin koynunda Sensiz bir piç gibi çırılçıplağım… Gece uzun, adını ve asıl kimliğini unutmaya Yüz tutan yüreğimin fahişe sevdası… Hangi dölünü taşırsın hayatın? Ve hangi...
Başım ağrıyor Nedret...
Bu akşam sen yine yoksun Ankara başıma üşüşüyor Nedret… Dağların arkasına saklandığın Ağaçların yapraklarına kattığın gözlerin Yine bu akşam yok Nedret… Kalbim ağrıyor ceylanım El içine çıkmaz edişlerinin Bana miras bıraktığın...
An gelir
An gelir bütün neşelerin, gülen yüzlerin, hüznün gerçek adresi olur ve sen farkında olmadan yandığın yıllara gülüp geçmişsindir… An gelir yaşam nikotin kokan ellerinden bir kül gibi sıyrılır. Günahkâr sevişmelerin çocukları ağlar...
Doğ bu gece
Gel bu gece benim ol, Ay'la yıldızları kenara koy. Girsin tenin tenime, Karışsın terin terime… Kızıl bir yangınsan eğer Susma konuş bu gece. İçimi erit, gönlüme gir, Sevişmelerimiz konuşsun bu gece… Aşksızlığın çölünü, Kardelenler...