Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Ayasofya ve ilk Cuma namazı
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri İstanbul'u fethettikten sonra, ilk cuma namazını Ayasofya'da kılmak için kilisenin hemen camiye çevrilmesini emretmiş, ordudaki ustalar Ayasofya Kilisesi'ni, Büyük Fetih Camii'ne çevirmişler...
Defol git
Aklımda ki gözlerin geceyi aralıyor Ve ben bu namussuz gecenin koynunda Sensiz bir piç gibi çırılçıplağım… Gece uzun, adını ve asıl kimliğini unutmaya Yüz tutan yüreğimin fahişe sevdası… Hangi dölünü taşırsın hayatın? Ve hangi...
Leyla'ya şiirler
Zamansız gözlerim dalarken bazı, Leyla'lı sancılar bulduğum oldu. Dolandım divane - divane deli, Bir Leyla düşünde kaldığım oldu. Sakın ha! Terk etme bu düşü dedi, Unutma Allah'ın işi bu dedi, Bir ömrün baharı kışı bu dedi,...
Yandım yakıldım yanıldım
Masumdun, kırık kanadım kolumdun, 'Sen giderken” mavzer artığı koca bir yaraydım ben, Sen giderken 'URFA” yanıyordu, ben kül oluyordum… Söylesene hangi yolun düzüydün sen? Ve hangi karanlığın aydınlığıydın? Mevsimin ne...
Ayasofya ve ilk Cuma namazı
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri İstanbul'u fethettikten sonra, ilk cuma namazını Ayasofya'da kılmak için kilisenin hemen camiye çevrilmesini emretmiş, ordudaki ustalar Ayasofya Kilisesi'ni, Büyük Fetih Camii'ne çevirmişler...
Osmanlı torunu
Bu mesele bugünün me selesi sanmayın Azıcık hesap edin her yalana kanmayın Tarih yalan demezmiş siz asla inanmayın Bir kişiyle bir millet böyle yok sayılamaz Osmanlı torununa hiç yere kıyılamaz Yok! Fransız kültürü yok İsviçre kanunu...
Ve sen gidersen
Ve sende gidersen yaşamak zehir olur yar… Ağla gözlerim, titrek bir keman teli gibi ak içime ey! Gözlerim… Gülmek yarım umutlara asılı kalmış, sevmek gitmelere ve vuslat mahşere kalmış benim canım gözlerim… Görüşmeler bir kader mahkûmunun...
Bir sana razıyım
Keşke sevmeseydim, görmeseydim seni, Keşke kördüğüm bağlamasaydım yüreğimi, Sevda yollarında bitirmeseydim kendimi... Şimdi, ahlar tühler içinde kalmazdım belki... Keşke sevmeseydim, görmeseydim gözlerini.. Keşke yanmasaydım, keşke yanmasaydık,...
Beni düşünme
Ölümüne sevdiğin adamdım hani? Acımadın! Vurdun ha! Vurdun yar... Sevdin, çok sevdin ama neler ettin neler? Bumuydu sevmelerin? Bumuydu aşkın yar? Savaştan başka bir şey değildi aşkımız, Bitirdin içimdeki seni, yaktın beni yar... Kaç defa...
Hırsız
'Mademki istiyorsun öyleyse durma git!” Diyordu Sezen Aksu ve ben ilk defa parmaklarının terini avuçlarımın içlerine kenetliyor, nefesinin içimi yakan tadını iliklerime çekiyordum… Senide öyle biliyor, ben gibi yanıyorsun diye hissediyordum...
Annem Saydığım
Bu arada ne çok kıydın sen bana? Üç kuruşluk bebe beliğe anne oldun durdun, usanmadın... Yerle yeksan ederken yüreğimi hiç düşünmedin evladım yıkılır mı? Düşünmedin çünkü hiç annem olmayı beceremedin... Oysa ki ben kurgu değildim,...
Biri vardı
Biri vardı düşlerimde, Her gece düşerdi yüreğime, Nefesim içine dönerdi, Durlarım kesilir, sırtını döner giderdi… Biri vardı gözlerimde, Ne zaman ağlasam kalbimde, Yaşlarım içine akardı, Silmelerim durmaz, yanaklarımdan süzülür...
Ankara’da karıl Temmuzlar (2)
Biraz köylü çocuğuyduk herkes kadar. Ve bütün köylülüğümüze rağmen yaralarımızı iyileştirmek, post modern akımlara oltalar atmak, dahası popüler kültürden uzak kalmamak adına bütün yaban duygularımızı evcileştirmeye çalışırdık....
Ankara’da karlı Temmuzlar (1)
Parmaklıkların arkasından bakan gözlerim, karanlığı, aydınlığı ve dahası seni seçemiyor… Her geçen gün biraz daha uzaklaştın hayatımdan. Bunu bilerek yaptığını biliyorum. Sözde böyle olması ikimiz içinde en iyisiydi. Yoksa dayanamaz...
Dedim
Her şeyi mahvettin, aşkı tükettin, Geceyi sabıra, beni ipe çektin, 'O İstanbul” dedim, 'bitirir” dedim, Öfkene yenildin, dinletemedim… Çok söyledim, 'az de, çokça sev” diye, 'Kıskanırlar, benden alırlar” diye,...
Gelseydin ölmezdim
Sabahsız gecelere daldım, Sessizliğin derininde kaldım, Karanlığa selamımı söyleyin yıldızlar... Sizde kaybolup gittiniz boşlukta, Peki, bu yürek ne yapsın tek başına? Derdinden yara almışım, Yokluğundan ne bulmuşum? Bir ben ağlamışım,...
Yapboz
Ömür bir yapboz tahtası olmuş. Nefes almak adetten yani yaşamak saymaktan gülüm. Yoksan sahiden yaşadım mı sayarsın? Gözlerim görmeseydi, mevsim dönmeseydi, kimseler bilmeseydi, söyle gülüm; 'aşk ölmeseydi, böyle deliye çevirmeseydi...
Soğuk gece
Soğuk bir gece... Soğuğun içindeki benime üzülsem mi yalnızlığım? Ah! Yalnızlığım... Ve geceler acıyı tescillese de alabildiğine yüreğime, inan yaşamak umurum değil... Sonsuz bir düş ormanında saklı her şey ve alabildiğine acıtıyor......
Gönül Mahkûmu
Yalanlara prangalanmış, Bir yüreğin esirisin sen!... Ve canı burnunda bir adamım, 'Ölüm” sebebisin sen!... Hiçbir şey yokmuş gibi davranan, Sustukça susan, vurdukça vuran, Kaçtıkça kaçan, alçaldıkça alçalan, Kalleş bir yüreğin...
Ankara'da karlı Temmuzlar
Parmaklıkların arkasından bakan gözlerim, karanlığı, aydınlığı ve dahası seni seçemiyor… Her geçen gün biraz daha uzaklaştın hayatımdan. Bunu bilerek yaptığını biliyorum. Sözde böyle olması ikimiz içinde en iyisiydi. Yoksa dayanamaz...