Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Beni Benden Caydırma
Özlemlerimin bu kadar büyüyeceğini ve gözlerine olan tutkumun içimi böylesine yakıp kavuracağını, her gece duvarlarla konuşacağımı sonra öldüren yokluklara, sabırlar biriktireceğimi hiç düşünmemiştim, seni görüp kaybedinceye kadar....
Sen gittikten sonra da sevdim
Mavi bir düş ağladı senden sonra tam üç yıl… Kırçıllı rüyalar görürdüm seni tarif edemediğim. Bir avcı sokulurdu her defasında rüyalarımın başucuna sonra çekti kasaturasını, rüyalarımı öldürdü tam üç yıl. Acımasızdı...
Nazlım
Nefesini özlerim, teninin kavurucu sıcaklığını isterim. Bütün karanlıkları bölen ateş sohbetlerini, dört gözle beklerim. Ellerini isterim, saçlarımda şevkatle dolaşan parmaklarını özlerim ve ben geleceğin günden ümidini kesmeyen yüreğime...
Kaybeden
'Kara yazar nazı gülüm Susmaz dağa çıkar gönlüm Taşa çalar sazı gülüm Asar yıkar gamı gönlüm…” Gel bu gece benim ol, ay ile yıldızları bir kenara koy. Girsin tenin tenime, karışsın terin terime. Kızıl bir yangınsan eğer...
Kul sevdası
Ölümsüz aşklar yaşanırdı yer kürede kıyamet gelmeden önce… Kıyametim olmuştun benden gittiğin o gün. Dönersin sanmıştım, yeniden, kaldığımız yerden, aşkın en kıymetlisinden başlarız sanmıştım… Şarkılar en baştan söylenebilirdi,...
Adı Reyhan’dı
Adı Reyhan'dı, aramızda çokça yaş vardı. 'Abi” derdi, gözlerinin içi gülerdi. Beni severmiş gizli gizli, her gece bir kez daha görmeyi dilermiş. Gül dalında gonca, baharda yalnız bir serçeydi, hep yalnız gezerdi. Sorardım 'bir...
Hülyalı geceler
Gelmiş geçmiş ne varsa acılardan yana, kalbimi hiç ıskalamayan gözlerindendir, gözlerinden düşen hüzündendir. Ağrıma giden; haram tutmayan gözlerinde, haram oluşumdur. Göz terke gidince sende, Gün geceye ihbar yine, Hüzün miras kalır...
Masum zamanlarımız
Ya biz büyüdük ya da zaman büyük bir oyun oynadı bize. Ne oldu? Ne oldu da her şey birdenbire değişti? Masum zamanlarımız yaşlanmış ve masum yanlarımız paslanmış. Öfke kılıç kuşanmış. Mahrem olan neyimiz varsa ulu orta alkışlara...
Günaha davetkar gözlüm-3
Şimdi dinliyorum seni. Konuşmak istemiyor musun? Bugün burada senin için yazdığımın farkında değil misin? Değil misin farkında, kalbinin bütün acılarını almak ama asla kalbine acı olmak adına olmadığımın? Kalbine belki bir çiğ tanesi...
Günaha davetkar gözlüm-2
Sensiz olmaz demiştim Gittin külde ateştim. Halim kötü bilesin, Kalbi kara güzelim.” 'Ahu gözlüm; hayat istemektir ve istemekten ibarettir…” Hep isteriz ama olmaz bazen. O zaman küsmek yok hayata. Her zaman her istediğimiz olmaz ve her...
Günaha davetkar gözlüm
Bak şimdi güzel kadın, beni dinle; beğendim seni, sesini, gözlerini, yüzünü, dahası kalbini fakat ben bir 'kiralık adamım” fakat ben 'kiralık bir ömrü taşımaktayım” beni kiralamak sana ağır gelmesin sonra? Neden? Dersen eğer;...
Akıbeti ancak Allah bilir
Gör nice olur sonu, bekle nice olur akıbeti.” Sevmeyen nereden bilsin en güzel sevgiliyi? Tutuşurken bütün kalpler bir güle düşmüş en güzel cemale, şeytana satılmış nefisler akıbetlerini nereden bilsin? Akıbeti beklemek gerek. Bugün şeytanla...
Hor bakışlı
Her dem yüzüme gülen, sırtımdan vuran nefisler; bu dem başka… Ey! Eşkıya gönlümün kuşatılmış sevdası, ne bakarsın öyle? Bilmez misin ki kaşlarımın çatıklığı, şu gördüğün yalçın kayalardan resmedilmiş gözlerimin kuyularının...
Türkülerim öldü
Gün yine uzaklardan doğuyor, ayrılık kararlı; esmer esmer bakıyor. İçimde kalın ürpertiler, kemiklerim sızlıyor. Tavşankanı bir çay çekse de canım, ben kanımı içiyorum be canım. Sen hiç türküsü ölmüş bir adam gördün mü? Sen...
Üzülürüm
El olur gidersen bir sabah ansızın, üzülürüm. İçimin 'kan” yalnızlığını bilir misin sevgili? Ya sükunetin çığlıklarını? Ezber bozan gece nöbetlerinin tenhasında güneşlenen baykuşlar vardır. 'O” baykuşlar ki acıya...
Tibet
Velhasılı kelam sensin Tibet… Gece biter, gün doğar, çalarsın kalbimin kanayan hasret kapısını ve süpürürüm bütün acı hatıralarımı… Velhasılı kelam söz biter sen doğarsın kalbimin mühürlenmiş dünyasına ve yeniden tutunurum...
Bir soluğa kalan gel gitlerim
Yollarım yorgun sabahlara çıkıyor... Gecenin içinden geçen bütün yalnızlıklarım, nerede uyandığını bilmeyen başımın zonklamalarında çınlıyor… Menzil'e nasıl ulaştığını bilmeyen bir gönül yolcusuyum. Yorgunum, yorgunluğum...
Halim kötü be güzelim
Sineyi gönlünde bir lahza hatıramız kalmadı mı sevgili? Bütün şehri giydiren katran karası gecelerimizi, o muhteşem sevişmelerimizle aydınlatan ipekten yumuşak dokunuşlarından bir katrede mi kalmadı sevgili? Ve sevgili gözyaşlarımızla...
Duygularımı yitirdim
Duygularımı yitirdim. Tek satır hasret yazamıyorum. Duvarlarım bile küs olmuş gözlerime. Gökyüzüne asılı milyonlarca kandilimden bir tanesi bile yanmıyor… Sitemlerimin hiçbiri sana değil. Gizli yaram, gözyaşım, sürgün gözlüm… Yollara...
Kadınlarımız
Bazen parmak uçların donar, Burnunun ucu bazen… Bazen kulakların buz keser, Bazen yüreğinin kökü Ve bazen de bir kadın, Öyküsü ayaklarında… Sonra; toprağa düşen Yağmur tanelerinde, Girip de çıkamayacağa bir düştedir Ve bazen bir kadın,...
Ben gidiyorum
Kiralık adamdan sevgililer gününe bakış 'Sensiz olmaz demiştim Gittin külde ateştim. Halim kötü bilesin, Kalbi kara güzelim.” 'Ahu gözlüm; hayat istemektir ve istemekten ibarettir…” Hep isteriz ama olmaz bazen. O zaman küsmek...
Göğün göhsüne hançer değmiş
Rüzgârlar yalan şarkılar söylüyorlar. Bulutlar o eski gözyaşlarını dökmüyorlar. Yakamozlar parlamıyor, yıldızlar gülümsemiyorlar. Yanlış giden bir şeyler var sevdiğim, bu yaz çiçekler kokmuyorlar. Sigaramın dumanına gizlediğim sözcüklerim...
Seni seviyorum
Gözlerimden dökülen her damlada aradığım, kan uykularda sıçrayıp gül yüzüne doyamadığım gül beyazım. Hasret vagonları dizi dizi, gurbet gurbet geziyorum, her damlada biraz daha eriyor ve toprağa sızan yaşta bakmaya kıyamadığım ahu...
Bilmiyordun
Çekip giderken gözlerinden bir daha dönmemecesine, bilmiyordun. Her saçına uzanışımda bir daha dokunmayacağımı, kestiremiyordun. Uzaklara dalan gözlerimde kaybolacağını, bir daha koklamayacağımı, düşünemiyordun… Yine sonbahardı, öteki...
Cinayetlerin geçiyor gözlerimden
Kimliksiz bir külüm, adım, eşkâlim yok gülüm… Sen sevdalar şehrinin prensesi, sen saklı bahçelerin en güzel gülü, hangi limanın yakan gözlerisin şimdi? Cinayetlerin geçiyor gözlerimden, kiminin gönlü, kiminin ömrü kül olmuş benim...
Yaralı ceylanım
Gözüm gözüne değer Elim eline değer Sözün dünyaya değer Sensiz yokmuşum meğer… Taştan kalbin öldürür Candan bakışın güldürür Selamın yoksa ceylan Zalim halin öldürür… Kalbi yaralı ceylan Kaşı karalı ceylan Bende yazılı...
Hancı!!!
Ya biz büyüdük ya da zaman büyük bir oyun oynadı bize. Ne oldu? Ne oldu da her şey birdenbire değişti? Masum zamanlarımız yaşlanmış ve masum yanlarımız paslanmış. Öfke kılıç kuşanmış. Mahrem olan neyimiz varsa ulu orta alkışlara...
Sensiz olmaz demiştim
'Sensiz olmaz demiştim Gittin külde ateştim. Halim kötü bilesin, Kalbi kara güzelim.” 'Ahu gözlüm; hayat istemektir ve istemekten ibarettir…” Hep isteriz ama olmaz bazen. O zaman küsmek yok hayata. Her zaman her istediğimiz olmaz...
Ah ulan ah
Sevmenin de bazen gitmek olduğunu bilmektir aşk. Bazen bütün haksızlıklara, yok etmelere, yok saymalara susmaktır ve ne olduğunu, ne yaşadığını sadece senin bildiğin ama asla onun bilmediği cehennemlerde yanarken, kan kusarken, seni terk ederken...
Bin bir türlü rüyadayım
Metrodayım, bin bir türlü rüyadayım. Arzularımı çalıp gitmen dokuz altı vagonlarında kalbimi ağrıtıyor. Hülyalarımda sendin 'Hülya'mda…” Kırık bir ezginin yalnız kalmış tortusu var dermanı sadece sen olan yüreğimde....