Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Özledim Anne
Kalbimin üstünde bir yer var; biliyorum, gidemiyorum…” Gel gör ki, ben ne haldeyim, kaç asırdır sürgünde, neredeyim?.. Mahpusluğum bir ömür sürecekse gözlerine, yaşamak istemiyorum… Senden gayrısı yalan olan bu alemde, bir daha tutamayacaksam...
Yazdan kalma geceler
Yazdan kalma gecede, karanlığa düşmüştü gözlerimiz ve yarasaların kanat seslerinde yıldızları sevmiştik… Battaniyeyi titreyen gövdemize siper etmiş, nefesimizi yün kazak sayıp giymiştik... Aslında çok üşüyorduk ama gece güne doğmasın...
Sözümü tutamadım
Duygularımı yitirdim. Tek satır hasret yazamıyorum. Duvarlarım bile küs olmuş gözlerime. Gökyüzüne asılı milyonlarca kandilimden bir tanesi bile yanmıyor… Sitemlerimin hiçbiri sana değil. Gizli yaram, gözyaşım, sürgün gözlüm… Yollara...
Ben bana karanlığım
Ayın eşiğine düştü gözlerim. Karanlığın içine hapsettim bütün duygularımı. Gece üç, ayın şavkında volta vuruyor yalnızlığım… Sesin, sesi çekilmiş… Gece üç, yalnızlığımın karabasanlarını çalıyorum. Yalnızlığımın...
Sensiz olmaz!
'Sensiz olmaz demiştim Gittin külde ateştim. Halim kötü bilesin, Kalbi kara güzelim.” 'Ahu gözlüm; hayat istemektir ve istemekten ibarettir…” Hep isteriz ama olmaz bazen. O zaman küsmek yok hayata. Her zaman her istediğimiz olmaz...
Bütün bilimlerin adı sevgi
Paylaşmanın en güzel yerinde bir selamlaşmayla başlayan, buruk ama sıcak sözcüklerle devam eden, sonrasında keder saydığımız bütün hüzünleri, gözyaşlarıyla yıkayan tümceleri kurabilen, umudun varlığını unutmayan, sevgiyi hiçbir...
Karanlık çökünce
Karanlık çökünce üstüme, hıçkırıklarımı biriktiririm göğsüme. Sen gideli karanlıklarım bir eksilmedi bile. Yıllarımı ziyan ediyorum o ayrıldığımız yerde. Bir gün çıkarda gelirsin diye gözlerimi yatırdığım yerden almıyorum,...
Sevmek adam işi
Metrodayım, bin bir türlü rüyadayım. Arzularımı çalıp gitmen dokuz altı vagonlarında kalbimi ağrıtıyor. Hülyalarımda sendin 'Hülya'mda…” Kırık bir ezginin yalnız kalmış tortusu var dermanı sadece sen olan yüreğimde....
Kadınım
Hayatımın en kızıl günleri, kızıl saçlarına yüreğimin düşmesiyle başlamıştı… İki hırçın güldük biz, zamansız solmuştuk. Bütün yaşantılarımız girişli, gelişmeli ama sonuçsuzdu. Ayrılığın sevenleri sevdiği romanların...
İdamlık
Kalbimin şarkıları ağlıyor bu gece ve bu gece sen yoksun yine… İnleyen nağmelerimin 'la” sesi ve dinmeyen acılarımın tek merhemi sensin. Külümün adı, rüzgârın yönü yok. Bir türlü toparlanamayışlarımın mazereti, yazmalarımın...
Sevmek kazanmak değildir
Sevmenin de bazen gitmek olduğunu bilmektir aşk. Bazen bütün haksızlıklara, yok etmelere, yok saymalara susmaktır ve ne olduğunu, ne yaşadığını sadece senin bildiğin ama asla onun bilmediği cehennemlerde yanarken, kan kusarken, seni terk ederken...
Zaman durmaz
Bazen terk etmekte bir, kalmakta… Yüz yüze yaşanan onca zamandan sonra dengenin katlanmak olduğunu anlamakta bir, her şeye rağmen kalmakta… Sözün bittiği yerde başlayan sancılar, gecenin rahmine düşen kanamalarla devam eder. Bir bulutsuzluk...
Kıyametim olma
El olur gidersen bir sabah ansızın, üzülürüm. İçimin 'kan” yalnızlığını bilir misin sevgili? Ya sükunetin çığlıklarını? Ezber bozan gece nöbetlerinin tenhasında güneşlenen baykuşlar vardır. 'O” baykuşlar ki acıya...
Nazlım
Karanlık çökünce üstüme, hıçkırıklarımı biriktiririm göğsüme. Sen gideli karanlıklarım bir eksilmedi bile. Yıllarımı ziyan ediyorum o ayrıldığımız yerde. Bir gün çıkarda gelirsin diye gözlerimi yatırdığım yerden almıyorum,...
Annem
Bütün şarkılar beni anlatır anne. Bilirim bütün türküler yüreğine yaslanır… Kırılan pencerem, kopartılan uçurtmam ve ben asla unutmam; çalınan çocukluğumu anne… Yanımda olmadığın gecelerin ve sensiz çakan bütün şimşeklerin...
Kira zamanı geldi
Mecbur değildin bana… Kâfiydi selamların yüreğime laf anlamaz gecelerde. Kâfiydi sana bir gecelik bakışların ve kiralık anlarından çekip çıkarttıkların yetmeliydi bana, biliyordum… Bilmeyen, söz geçmeyen, laf anlamayan yüreğimdir,...
Kurduğun tuzağın adı neydi?
Metrodayım, bin bir türlü rüyadayım. Arzularımı çalıp gitmen dokuz altı vagonlarında kalbimi ağrıtıyor. Hülyalarımda sendin 'Hülya'mda…” Kırık bir ezginin yalnız kalmış tortusu var dermanı sadece sen olan yüreğimde....
Unutturmak mümkün mü?
Aslında herkes kendisinden, geçmişinden kaçıyor. Sakladığınızı zannettiğiniz anılarınız sizinle gün be gün yaşar. Unutturmak mümkün değildir gözlerinize, yüreğinize. Sadece biraz atlatmaya çalışırsınız teninizdeki geçmişin izlerini....
Ölümsüz aşkım
Ölümsüz aşklar yaşanırdı yer kürede kıyamet gelmeden önce… Kıyametim olmuştun benden gittiğin o gün. Dönersin sanmıştım, yeniden, kaldığımız yerden, aşkın en kıymetlisinden başlarız sanmıştım… Şarkılar en baştan söylenebilirdi,...
Ceylanım
Gözüm gözüne değer Elim eline değer Sözün dünyaya değer Sensiz yokmuşum meğer… Taştan kalbin öldürür Candan bakışın güldürür Selamın yoksa ceylan Zalim halin öldürür… Kalbi yaralı ceylan Kaşı karalı ceylan Bende yazılı...
Kalemimin mürekkebi
Duygularımı yitirdim. Tek satır hasret yazamıyorum. Duvarlarım bile küs olmuş gözlerime. Gökyüzüne asılı milyonlarca kandilimden bir tanesi bile yanmıyor… Sitemlerimin hiçbiri sana değil. Gizli yaram, gözyaşım, sürgün gözlüm… Yollara...
Bayramlara kalan umutlar
Düzelir elbet benimde bayramlara kalan umutlarım ve elbet gözlerine çıkan bütün yollarım açılır. Aşka düşmüşsem bir gece yarısı, mesafelerin lafımı olur? Kılavuzum ay ışığı gözlerindir. Tutunurum gözlerine ve gelirim sabahın üçlerinde,...
Yaranamadım
Haldan anlamaza düşmüşem, gece gündüz ölmüşem, çare bilinmez neye çekmişem, ben bende değilem bugün…” Ana yaram derinde, el çek ana yüreğimden, yüreğim gelmesin 'o” yıkıldığı yerden. Bugün bayram ana, kederler kalburüstü,...
Adı bile yoktu
Adı bile yoktu. Zaman kıyamet, yıl bir önem taşımıyordu. Her yerde kızıl bir mevsim yanıyordu. Kuşlar kanat çırpmıyor, ağaçlar çiçek açmıyordu. Bir düşün içerisinde esmer ve kızıl iki insan kayboluyordu. Şehir yoktu, ülkeler yoktu,...
“Ben artık sensiz ve sen artık bensiz bir ölüsün…”
Koynunda kavuşmalar üşüyorsa bir bildiği vardır ayrılığın… Kalbinde vuslatlar oradan oraya kaçıyorsa elbet sonbahar ve elbet dirilmeler kıştır. Duaların gözlerinde ve kalbinde uyuyorsa muhakkak gaflettendir ve muhakkak ihlasta bir eksiklik...
Belki hiç sevmedi...
Gün doğar kızım ipek saçların üstüne, karanlık bulutlar gözlerime ve yağmur olur yağarım İstanbul'a. Sonra güneş serilir Ankara'ya ve ben kim bilir nerelerdeyim? Yalnızlık türküm olmuş, sorularım şiir, bekleyişlerim destan,...
Kim kimden gidiyordu?
Bugün yine içim acıyor. Soğuk elimden tutmuş, rüzgâr olmuş bütün sevinçlerim… Yetişemiyorum… Ardı sıra bakakaldığım bütün felaketlerin adı ihmalkârlık olmuş. Oysaki peşinden ne çok koşup gelmek isterdim. Müsaade etmedin, kâfi...
Gün geceye küsmüş
Gün geceye küsermiş, gecede güne. Ben kime küseyim? Gecemde gündüzüm sendin diye… Ben seni canlı gömüyorum Bu şehri kanlım biliyorum İki gözüm arım balım canım Ben sensiz yarım ölüyorum… Söyle gece gözlüm beni kimlere bırakıp...
Sözümü tutamadım
Duygularımı yitirdim. Tek satır hasret yazamıyorum. Duvarlarım bile küs olmuş gözlerime. Gökyüzüne asılı milyonlarca kandilimden bir tanesi bile yanmıyor… Sitemlerimin hiçbiri sana değil. Gizli yaram, gözyaşım, sürgün gözlüm… Yollara...
Arif olan anlar...
Düşer bir yangın daha başımdan aşağı ve yine tepeden tırnağa kül olurum bu bayram sabahı… Dilim gurbet olmuş, gözüm hasret ve kalbim vuslat… Düşünüp dururum öylece, kendimce… Ne sana ne başkasına pek bir faydam yoktur, zararımda…...