Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Olmuyorsa ölelim mi?
Benim yangınım bana, senin ki sana, bir düzenimiz var bu hayatta. Hangisini çıkartayım? Hangisini atayım ayakaltına? Söyler misin lütfen hayatımda seni neyimin yerine koyayım? Neyimi yaşamımdan atmamı istiyorsun? Ya da neyimin yerinde sen olmalısın?...
Askerden mektup
İlk kez askere giderken yalnız bırakmıştım seni ve yine ilk kez hasreti asker ocağında yaşamıştım… Ne zor olmuştu senden ayrılmak, son mektubu avuçlarına bırakmak ve son bir kez sarılmadan ayrılmak… Otobüse bindiğimde önce gözlerinden...
Sana söylediklerim
Sevgiye defans yapıp balatalarımızı yakmadık. Ne makaslarımız kırıldı, ne de sağ sol rot kollarımız. Balanssız olsa da el tutuşmalarımız, nerede duracağımızı, avansımızın ne kadar olacağını, Allah'ın izniyle geliştirdiğimiz...
Aklımdaydın
Bir gün daha başlarken uzaklarda ve sadece büyük atlaslarda gördüğümüz ama bilmediğimiz diyarlarda nefes alırken, kraliçem sen gelirsin aklıma… Gün kıvırcık saçlı kız çocuğu gibi gülümsedi, yine gözleri dolu dolu, başı duman duman,...
Düşen ağlamazmış
Bilmez, duymaz, görmez diye düşünmek cehalet meşalesini peşinen yakmaktan başka bir şey değildir. Yerin kulağı vardır sevdiğim. Saklambaçlar kokar bazen, bazen bütün sakladıkların gün yüzüne çıkar ve bazen de bir tokat gibi çarpar...
Kırçıllı rüyalar
Mavi bir düş ağladı senden sonra tam üç yıl… Kırçıllı rüyalar görürdüm seni tarif edemediğim. Bir avcı sokulurdu her defasında rüyalarımın başucuna sonra çekti kasaturasını, rüyalarımı öldürdü tam üç yıl. Acımasızdı...
Söylediklerim
Bir durak düşünün dostlar! Bir istasyon, bir terminal, bir liman düşünün dostlar… Lambası olmayan bir sokak, güneşi doğmayan bir cadde ve çamur değmemiş bir bulvar düşünün dostlar… Nereye çıkardı sizce söyledikleriniz? Nerede son...
Adam bilmiştim
Cefası sefasından daha çok, gözü aç dili tok, duruşu insan, ruhu şerefsiz, nice hainler gördüm ben. Elleri Allah'a dönük, kalbi haramda, sözü mecliste muteber ama Allah katında nice dinsizler gördüm ben. Namusu dilinde bayrak, karanlıklarda...
Bütün şarkılar beni anlatır
Bütün şarkılar beni anlatır anne. Bilirim bütün türküler yüreğine yaslanır… Kırılan pencerem, kopartılan uçurtmam ve ben asla unutmam; çalınan çocukluğumu anne… Yanımda olmadığın gecelerin ve sensiz çakan bütün şimşeklerin...
Öyle bir yerdeyimki
Sesimin kesildiği, gölgemin dahi örselendiği bir yerdeyim. Öyle bir yerdeyim ki gönlüm bana küsmüş, tatlı aşıma ha babam zehir katılmakta, yüreğim fakir sofralara iştahta. Öyle bir yerdeyim ki ruhum kurbanlarda, bütünüm zengin sohbetleri...
Bahar gelmiş
Emre hiç doğmasaydım keşke… Keşke nefes almanın, severek yaşamanın belalarla dolu olduğunu hiç bilmeseydim. Boşuna değilmiş doğarken ağlamak; öksüz kalmasın diyeymiş gözyaşları. Aynalarda yansıyan yıkık aksımdan başka ne görebiliyorum...
Ayrılık sevdi bizi
Ketum gözlerim uzun yıllardan sonra bugün kalbime yenik düştü birkaç damlayla… Saat sabahın dördü. Yine sensiz uyandım karanlığın içine; 'Ayrılık sevdi bizi, içim hüzün denizi, çekil git desem de gitme sevdiğim. En güzel derdim...
Benim yeşilim doğum günün kutlu olsun
Merhaba sevgilim; Sonsuz bir yolun başında seninle karşılaşmak okul yıllarıma denk düştü. Seninle karşılaşmak, aşkın bütün satır aralarına kül olmak, toprağa düşen ilk cemre gibi daha on beşimde kalbime düştü ve ben gözlerine kül...
Tek dileğim
Bir sabah daha geldi ve bir sabah daha gitti. Ömür denen ırmağım yine buruk, yine hüzünlü, gün yine geldi ve gitti… Şimdi uzakların türküsü çalıyor kırık radyomda 'sen benimsin” diyor demesine ama elim uzanamıyor, gözlerim bakamıyor,...
Zamansız çığlıklar
Kalbimin üstünde bir yer var; biliyorum, gidemiyorum…” Gel gör ki, ben ne haldeyim, kaç asırdır sürgünde, neredeyim?.. Mahpusluğum bir ömür sürecekse gözlerine, yaşamak istemiyorum… Senden gayrısı yalan olan bu alemde, bir daha tutamayacaksam...
Dualarım seninle
Çocukluğumuz yeniden çember sesleriyle dolar taşar sokaklar dolusu...” İyi de canımcım neden terk ediyor? Hiç sordun mu kendine ne oluyor da bitiyor? Ya da bitiyorsa sen niye bu kadar çok üzülüyorsun? Ver elini yeni aşklara… Emin ol çivi...
Yine yalnız
Zordu… Sabahtı… Uykusuzdu… Uyanmamıştı ama kötü bir rüya görmüştü. Saçma hissediyordu kendini. Rutinde öteki hayatları düşünür, hep sek bir kahve hazırlardı kendine. Yine öyle yaptı. Adam paspane yüzüne baktı aynada sonra klozetin...
Davetsiz misafir
Düşer bir yangın daha başımdan aşağı ve yine tepeden tırnağa kül olurum bu bayram sabahı… Dilim gurbet olmuş, gözüm hasret ve kalbim vuslat… Düşünüp dururum öylece, kendimce… Ne sana ne başkasına pek bir faydam yoktur, zararımda…...
Özledim be gülüm-2
Hayatın göbek bağı çoktan kesildi biliyorum ve biliyorum sen gelmeyeceksin ama ben umut ediyorum 'İPOTEK EDİP GÖZLERİMİ UZAKLARA” geleceksin diye hiç yummuyorum. Özledim be gülüm özledim. Sevgi ve öteki yarımla… Ve aşkın gözyaşları...
Özledim be gülüm
Felaketim olmuştu gidişin, bugün o felaketten artakalan yarımla yaşıyorum. Gözlerin aklımdan bir an bile çıkmıyor. Sol yanımdaki ateş hiç sönmedi, her geçen gün biraz daha canlanıyor gülüm. Ne zaman her hangi bir vitrinde, her hangi bir...
Nur yüzlüm
Kalpten kalbe giden yolda anlıyorsak gözlerimizden o büyük sevgimizi, kim söküp atabilir ki bende ki seni, sende ki beni?… Üç günlük ömürde mutlu olmak lâzım, tükenmek bize göre değil. Arsızın eline geçmişse divitin ucu, kalbimize batırıp...
Mavi bir düş ağladı
Mavi bir düş ağladı senden sonra tam üç yıl… Kırçıllı rüyalar görürdüm seni tarif edemediğim. Bir avcı sokulurdu her defasında rüyalarımın başucuna sonra çekti kasaturasını, rüyalarımı öldürdü tam üç yıl. Acımasızdı...
Sevgilerde bitermiş
Sevgilerde bitermiş bir gün, bir gün bütün duyguların yalan olur gidermiş. Nice aşkın bağrında kanarken, sen bulamayacağım en son limandın… Yağmur yağıyor, saatlerdir, günlerdir yağmur. Dualar ediyorum ülkemin üstüne, dualar ediyorum...
Yerin kulağı vardır
Bilmez, duymaz, görmez diye düşünmek cehalet meşalesini peşinen yakmaktan başka bir şey değildir. Yerin kulağı vardır sevdiğim. Saklambaçlar kokar bazen, bazen bütün sakladıkların gün yüzüne çıkar ve bazen de bir tokat gibi çarpar...
Umutsuzluğun güzel perisi
Yalana uzuyor gece ve ben yalnızlığımın koynunda üşüyorum… Baş altı yalanlar kanıyor aynı yastıkta ve gün geceye küsmüş doğmuyor ıssız kaldırımlarda. Hangi kalemi getirsem şu sarkan bataklığıma bir kurtuluş çizemez. Aritmetik...
Gidişin felaketim oldu
Felaketim olmuştu gidişin, bugün o felaketten artakalan yarımla yaşıyorum. Gözlerin aklımdan bir an bile çıkmıyor. Sol yanımdaki ateş hiç sönmedi, her geçen gün biraz daha canlanıyor gülüm. Ne zaman her hangi bir vitrinde, her hangi bir...
Yaban gülüm
Ketum gözlerim uzun yıllardan sonra bugün kalbime yenik düştü birkaç damlayla… Saat sabahın dördü. Yine sensiz uyandım karanlığın içine; 'Ayrılık sevdi bizi, içim hüzün denizi, çekil git desem de gitme sevdiğim. En güzel derdim...
Anneme
Serli parmaklarımın arasından kayan kalemim Temmuz'a bir çentik daha attı… Dün on Temmuz'du, sen doğmuştun anne bundan seneler önce. Ben yine unuttum değil mi? Neyimi? Ne olacak anne, ömrünün en gürbüz gününü askıya aldım kara...
Zamansız çığlıklar
Kalbimin üstünde bir yer var; biliyorum, gidemiyorum…” Gel gör ki, ben ne haldeyim, kaç asırdır sürgünde, neredeyim?.. Mahpusluğum bir ömür sürecekse gözlerine, yaşamak istemiyorum… Senden gayrısı yalan olan bu alemde, bir daha tutamayacaksam...
Zamansız çığlıklar
Kalbimin üstünde bir yer var; biliyorum, gidemiyorum…” Gel gör ki, ben ne haldeyim, kaç asırdır sürgünde, neredeyim?.. Mahpusluğum bir ömür sürecekse gözlerine, yaşamak istemiyorum… Senden gayrısı yalan olan bu alemde, bir daha tutamayacaksam...