Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Ya Allah
Bir şehrin sabahına dualar biriktiriyorum. Dualar ekiyorum bir şehrin alın yazısına. Bir adamın tam kalbinin ortasına dualar dikiyorum ve o dualar ki sabah ezanlarına karışmış, tek bir niyette buluşmuş 'sen” diyor sevgilim, sadece 'sen…”...
Şimal yıldızım
Hayat yarım kalsa da bir yerlerde, o kahve kokusu hiçbir zaman geçmeyecek yüreğimde.” Satır başından; yalnızlığımın kraliçesi sana milyonlarca tümce kursam yalnızlığım bir damla yüzemeyecek çift olmanın kollarında ve yalnızlığım...
Kır yüreğimi kırk yerinden-2
Meydanı dolduran kalabalığı mavi bir kan yıkardı. Biliyor musun hiç aklıma gelmezdi mavinin kana bulanacağı. Avcı işte, kör bıçakla doğram doğram ederdi yaşam kordonunu ve ben yıkayamazdım ürkek gözlerdeki maviyi. Tiksindirici bir ağrı...
Kır yüreğimi kırk yerinden
Hüznün kalp atışları bu, gecenin gözyaşları bu ve sana tam onikiden vurulan bir yüreğin gizli gizli kanaması bu. Ağır yaralı bir sevdanın sevdana diz çöküşünden yazıyorum bu mektubu. 'Elveda” deyip kapıyı çarpıp gidişinden...
Türküler ölmez oğlum-2
Düştüğün bu cendere hayal değil, düş değil. Düşten öte, rüyadan uzak, hayalden yalın, gözden ırak sert bir beste… 'Oğlum oğlum, güzel oğlum, benim oğlum, yakışıklı oğlum…” Kara gözlüm, gülsün yüzün, bahtın açık,...
Türküler ölmez oğlum
Yakar gidersin kirpiklerimi vakitsiz akşamlarda. Kandilim hep sende kalır sonra bulutlu sabahlar zehir zemberek hasretine açar gözlerimi. Bilir misin ahraz aşkın dudaklarından neler dökülür konuşabilse? Ya gözleri görmeyen aşık, görebilse?...
Çok kırgınım
Sebepsiz bir gecenin içinde yorgun bir sabaha doğru ilerliyorum. Çok kırgınım sadece bunu biliyorum fakat neye ya da nelere kırgınım hiçbir fikrim yok. Kanaat kullanamadığım kanaatsizlerden tiksiniyorum… Gözlerim acıyor artık neredeyse yetmiş...
Perişan etti gidişin
Elleri, gözleri, 'o” içimi yakan, gönlümü sevda kıyılarında yıkayan sözleri yok…Yok, işte Elifim, bugünde yok… Sokaklar uzadı ayaklarımda ve ben sokaklara düşürdüm aklımı. Bir merhabaya hasretim, senden gelecek bir haberi canımla...
Ölüm de var
Eşit değiliz şartlar eşit değil. Ben sabahın dördünde Ankara ayazında, sen mışıl mışıl uykularda, bin bir rüyalarda. Umursamalarına takıldım bu gece ve bu gece bir kere bile umursanmayışımın külüne karıştım. Sesimin suskunluğuna...
Bu nasıl bir öfke?
Gün yine uzaklardan doğuyor, ayrılık kararlı; esmer esmer bakıyor. İçimde kalın ürpertiler, kemiklerim sızlıyor. Tavşankanı bir çay çekse de canım, ben kanımı içiyorum be canım. Sen hiç türküsü ölmüş bir adam gördün mü? Sen...
Ay yüzlüm
Kalpten kalbe giden yolda anlıyorsak gözlerimizden o büyük sevgimizi, kim söküp atabilir ki bende ki seni, sende ki beni?… Üç günlük ömürde mutlu olmak lâzım, tükenmek bize göre değil. Arsızın eline geçmişse divitin ucu, kalbimize batırıp...
Allah affetsin
Yankılar çalkalanıyor çanakçılar yokuşunda "o" yankılar ki yanmanın sancısında ne yaptıklarını bilmiyorlar. Kül danslarında çarpışıyorlar. Bugün sana yarın bana yamanıyorlar. Hepside kırık testi, her bir yerlerinden yalan sızıyor....
Dalga dalga büyüyorsun
Dalga dalga büyüyorsun içimde. Ne yana baksam sen, ne yana koşsam sen… Param parça ömrümün en güzel anı sen, neredesin sen? Kiminlesin sen? Sabahın dörtlerine kurduğum aklım hep bir saat erken, hep birçok saat uykuya geç, sana geç, ömrüme...
Unutamadım seni-2
Kim bilir? Neleri severdin? Sevmezdin? Son zamanlarda sevincimizdin, hayallerimizin bebeğiydin. Adın bile hazırdı. Sana ben Hazar diyordum. Ey! Hazar; Azerbaycan Bakû'de, Hazar Gölü'nün kenarında duymuştum yuvamıza mutluluk, kırık dünyamıza...
Unutamadım seni
Saat 02.57 gün çoktan içini tüketti. Seni kaybettiğimi anlayışımın onbeşinci günü. Onbeş kara gün. İnsan böyle talihi kara zamanlarda her şeyden kaçar oluyormuş ve insan acıya alıştığını sanıyormuş. Aslında seni birkaç kez hayal...
Özlemimsin
Mavi bir düş ağladı senden sonra tam üç yıl… Kırçıllı rüyalar görürdüm seni tarif edemediğim. Bir avcı sokulurdu her defasında rüyalarımın başucuna sonra çekti kasaturasını, rüyalarımı öldürdü tam üç yıl. Acımasızdı...
Korkma sevdam dağılmam
Sensiz günlerimde yaşadıklarımı bir bilsen hiç durmaz koşar gelirdin. Bir kere anılarımıza yaslansaydı yüreğin neyin eksilirdi? Gecelerimin hain gardiyanları oldu senli hatıralarım ve hep vakitsiz geliyorlar yüreğimin kapısına; 'görüş...
Son nefesimde sevdiğim kadın
Kavruldum geldim yüreğinin aşk kıyısına. Az nefesleneyim dedim, az dinleneyim ama yandım, kül oldum sevgili… Aşk bahçesinin sevimli yumurcakları olmaya adaydık biz. Toprakta tohum, dalda filiz bile değildik, gözümüzü açmamıştık daha....
Sabah 6:30
Bir sabah daha oldu sensiz sevgilim. Evet, bir gün daha başlamak üzere ve ben bu defa cidden çok çaresizim sevgilim. Sabah 6.30 sen yoksun, biz yokuz sevgilim… Rüyalarım bölük pörçük. Seni gördüğüm her noktada bir uçurum kenarında buluyorum...
Gidiyorim....
Kaldığım yerden başlıyorum her şeye. Yarım bıraktığım ne varsa toplamaya ve bitirmeye dair, hepsi için yola çıkıyorum. Bütün geçmişimi bir bavula doldurdum. Giydiğim, giymediğim ne varsa yanımda. Bir göç başlıyor uzaklara, o uzaklar...
Doğuştan sevdim seni
Gün geceye küsünce güneş ağlarmış doğmak için ve gece güne küsünce şeytan doğarmış bütün yüreklere. Pas kangren yapmaz diyen cüce huy, huysuzluk edermiş boylu ve soylu akıla. Gönül aldırmaz diyen halt eder, boyun bükermiş sonra...
En büyük yaram
Cefası sefasından daha çok, gözü aç dili tok, duruşu insan, ruhu şerefsiz, nice hainler gördüm ben. Elleri Allah'a dönük, kalbi haramda, sözü mecliste muteber ama Allah katında nice dinsizler gördüm ben. Namusu dilinde bayrak, karanlıklarda...
Karanlıklar içerisindeyim
Gün yine uzaklardan doğuyor, ayrılık kararlı; esmer esmer bakıyor. İçimde kalın ürpertiler, kemiklerim sızlıyor. Tavşankanı bir çay çekse de canım, ben kanımı içiyorum be canım. Sen hiç türküsü ölmüş bir adam gördün mü? Sen...
Haram gözlüm
Boynumu büktüm, yüzümü döktüm, çok öldüm sen giderken, az değil… Günah günahı getirirmiş, bir günahta benim için işlesen ne çıkardı? Ne çıkardı başını öne eğip, omuzlarını, kaşlarını yıkıp sindirmeseydin? Çehreni siyaha...
Ölümünü isteyen şair
Kızıl saçlarına vurgunsam, gelip dizlerinin dibine oturmuşsam, içimde ne varsa anlatmış, aşkından sarhoş olmuşsam ve ben kızıl günlerine hasret kalmışsam, gönlümden seni atamamış, kalbimde yok sayamamış sonunda da sen olmuşsam, bir...
Seni beklemekteyim
Şaşkın bakışlarımda kavuşamayan şarkılar söyleniyor. Yokluğun bütün acıları ezberletiyor… Diz çöküp gözlerini beklediğim kaldırım taşları ağustosta buz kesiyor ve umut iklimim karasal yolculuğuna eksi bilmem kaçlarda devam ediyor...
Özlemimsin
Kalbimin üstünde bir yer var; biliyorum, gidemiyorum…” Gel gör ki, ben ne haldeyim, kaç asırdır sürgünde, neredeyim?.. Mahpusluğum bir ömür sürecekse gözlerine, yaşamak istemiyorum… Senden gayrısı yalan olan bu alemde, bir daha tutamayacaksam...
Tam kalbinden vur
Ölümsüz aşklar yaşanırdı yer kürede kıyamet gelmeden önce… Kıyametim olmuştun benden gittiğin o gün. Dönersin sanmıştım, yeniden, kaldığımız yerden, aşkın en kıymetlisinden başlarız sanmıştım… Şarkılar en baştan söylenebilirdi,...
Kendinden kaçanlar
Aslında herkes kendisinden, geçmişinden kaçıyor. Sakladığınızı zannettiğiniz anılarınız sizinle gün be gün yaşar. Unutturmak mümkün değildir gözlerinize, yüreğinize. Sadece biraz atlatmaya çalışırsınız teninizdeki geçmişin izlerini....
Sessizlik
Yazdan kalma gecede, karanlığa düşmüştü gözlerimiz ve yarasaların kanat seslerinde yıldızları sevmiştik… Battaniyeyi titreyen gövdemize siper etmiş, nefesimizi yün kazak sayıp giymiştik... Aslında çok üşüyorduk ama gece güne doğmasın...