Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Gittiğinden beri
Zamansız gidişinin kalbimde açtığı yarayı sen gidince anladım… Vefasız yarim; çayımın şekerinin sen, buharının dudakların olduğunu ancak şimdi anladım. Gökkuşağına kurduğum merdivenler, bulutlara serdiğim ümitler, saklambaç oynuyorlar...
Tüm şarkılar beni anlatır
Bütün şarkılar beni anlatır anne. Bilirim bütün türküler yüreğine yaslanır… Kırılan pencerem, kopartılan uçurtmam ve ben asla unutmam; çalınan çocukluğumu anne… Yanımda olmadığın gecelerin ve sensiz çakan bütün şimşeklerin...
Üzülmedim ki
Nefesini özlerim, teninin kavurucu sıcaklığını isterim. Bütün karanlıkları bölen ateş sohbetlerini, dört gözle beklerim. Ellerini isterim, saçlarımda şevkatle dolaşan parmaklarını özlerim ve ben geleceğin günden ümidini kesmeyen yüreğime...
Belalı aşk
Mecbur değildin bana… Kâfiydi selamların yüreğime laf anlamaz gecelerde. Kâfiydi sana bir gecelik bakışların ve kiralık anlarından çekip çıkarttıkların yetmeliydi bana, biliyordum… Bilmeyen, söz geçmeyen, laf anlamayan yüreğimdir,...
Allah'a şükür
Ya biz büyüdük ya da zaman büyük bir oyun oynadı bize. Ne oldu? Ne oldu da her şey birdenbire değişti? Masum zamanlarımız yaşlanmış ve masum yanlarımız paslanmış. Öfke kılıç kuşanmış. Mahrem olan neyimiz varsa ulu orta alkışlara...
Yaşamadım
Kimsesiz bir halim kaldı ve vebal oldu böyle özlemle yaşamak bana… Seni bana verseydin, ah! Keşke beni bana yalnız, beni bana böyle küskün etmeseydin keşke. Özlemlerimi saymaktan, dönersin diye gittiğin yollara bakmaktan ve sensiz olmaktan...
Yine yok...
Elleri, gözleri, 'o” içimi yakan, gönlümü sevda kıyılarında yıkayan sözleri yok… Yok, işte Elifim, bugünde yok… Sokaklar uzadı ayaklarımda ve ben sokaklara düşürdüm aklımı. Bir merhabaya hasretim, senden gelecek bir haberi canımla...
Hepsi yalan oldu
Duygularımı yitirdim. Tek satır hasret yazamıyorum. Duvarlarım bile küs olmuş gözlerime. Gökyüzüne asılı milyonlarca kandilimden bir tanesi bile yanmıyor… Sitemlerimin hiçbiri sana değil. Gizli yaram, gözyaşım, sürgün gözlüm… Yollara...
Kara geceler
Çayıma şeker koymadım sen gittikten sonra, senden sonra hiç uyumadım dersem yalan olur. Doğrusu, gözlerimin düşlerde ki kapanışı ve açılışında saklıdır sana olan özlemim. Yani terk edenlerin prensesi, temelsiz köhne duvarlar gibiyim,...
Dokunsan yıkılırım
Mavi bir düş ağladı senden sonra tam üç yıl… Kırçıllı rüyalar görürdüm seni tarif edemediğim. Bir avcı sokulurdu her defasında rüyalarımın başucuna sonra çekti kasaturasını, rüyalarımı öldürdü tam üç yıl. Acımasızdı...
Aşk tek kişiliktir
Benim yangınım bana, senin ki sana, bir düzenimiz var bu hayatta. Hangisini çıkartayım? Hangisini atayım ayakaltına? Söyler misin lütfen hayatımda seni neyimin yerine koyayım? Neyimi yaşamımdan atmamı istiyorsun? Ya da neyimin yerinde sen olmalısın?...
Sobelerin bitmiyor
Sobeleniyorum yalnızlığıma… Bir yıldız daha kayarken Kızılay Konur sokaktan, Ankara ağlıyordu ama sen acılarımı yüzüme, yalnızlığımı kalbime sobeliyor, kahkahalar atıyordun. Her zamanki gibi yalnızdım… Tekliğim kalbime ağır gelse...
Bulutsuzluk özlemi
Bazen terk etmekte bir, kalmakta… Yüz yüze yaşanan onca zamandan sonra dengenin katlanmak olduğunu anlamakta bir, her şeye rağmen kalmakta… Sözün bittiği yerde başlayan sancılar, gecenin rahmine düşen kanamalarla devam eder. Bir bulutsuzluk...
Yüreğine ‘dur’ demek
Sevmenin de bazen gitmek olduğunu bilmektir aşk. Bazen bütün haksızlıklara, yok etmelere, yok saymalara susmaktır ve ne olduğunu, ne yaşadığını sadece senin bildiğin ama asla onun bilmediği cehennemlerde yanarken, kan kusarken, seni terk ederken...
Mümkün değil
Benim yangınım bana, senin ki sana, bir düzenimiz var bu hayatta. Hangisini çıkartayım? Hangisini atayım ayakaltına? Söyler misin lütfen hayatımda seni neyimin yerine koyayım? Neyimi yaşamımdan atmamı istiyorsun? Ya da neyimin yerinde sen olmalısın?...
Özlemden öte
Karanlık çökünce üstüme, hıçkırıklarımı biriktiririm göğsüme. Sen gideli karanlıklarım bir eksilmedi bile. Yıllarımı ziyan ediyorum o ayrıldığımız yerde. Bir gün çıkarda gelirsin diye gözlerimi yatırdığım yerden almıyorum,...
Sözümü tutamadım
Bıraktığın yangından arta kalan enkazım, azap rüzgarları içerisinde oradan oraya savrulup duruyorum... Kimliğimin örselenmiş harfleri beni tarif etmiyorlar artık. Ne adım, ne sanım kaldı. Her bir azam başka bir dağ eteğinde… Rüyalarım...
Karanlıkta kalan yüreğim
Bir türlü aydınlığa çıkamıyordu yüreğim. Yüreğim, yüreğine rehindi ama yüreğin bilmiyordu. Doğmak istedim simsiyah bir gecenin içinde, güneşe ramak kala hayal kurmayı bırakıp gerçeğe döndüm yüzümü. Aradım sonra yüreğini. Yüreğin...
Eksik
Sen yoksun örneğin; tam sanırdım bu hayatta her şeyim. Anladım ki, çayımın şekeri dudakların, buharı gözlerinmiş ve anladım ki, ne kadar tam olursa olsun her şey, sen olmayınca hiçbir şeymiş her şey… 'Gel diyirem kaybolursan…”...
Senden geçmedim
Ölürüm sen gidince ve içime düşer acın sinsice. Geceler boyunca düşlerimde, bir kez yüzün yaşamaz yüzümde. İsterim bana bürün, isterim sev gün gece ve bu türküm yüreğimi tutar her gece. Bir kere dinlesen, bir kere 'sensiz olmaz”...