Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
“Ayrılık sevdi bizi içim hüzün denizi…”
Eskiden de insanlar bu kadar vefasız mıydı? İnsanlık ölüyor galiba… Neden yaşarken bir gün ölebileceğimizi, ölümlü olduğumuzu, sıranın da bize bir gün geleceğini, bir an bile düşünmüyoruz ki? Bütün bunları geçtim İNSANLIK ÖLDÜ...
Yarın bir şansım olmayabilir
Bir daha dünyaya gelseydim bir çift papucum olsun diye kendimi paralayıp durmazdım. Yalınayak yürürdüm yağmurlarda ve sırılsıklam olduğumda tepeden tırnağa saçlarım kurusun diye uğraşmazdım. Üşüsem de karlar altında niye bir paltom...
Yüzüme karşı çok iyisin İstanbul
Gözyaşlarımı ekmeğime katık ettiğim, Sevinçlerimi boğazın sularına terk ettiğim, Beyoğlu'ndan, Taksimden geçtiğim, Kimsesizlerin kimsesi aziz İstanbul, Yüzüme karşı pekiyisin, ya arkamdan? Ne zaman Galata'dan yürüyüp geçsem,...
Gördes
Kan uykudayım… Yaşadığım iklimin altından topraklar kayıyor, kayalar yerlerinden oynuyor. Heyelan vurmuş can evimi. Baskın yemişiz gavurdan, yedi kez yakılmış güzel köyüm. Anaların avuçları güneşe çevrili. Sevdiğim Makbule silah kuşanmış,...
Vatan sağolsun
Uzun yıllar önceydi, kimse bilmiyordu daha onları, yeni yeni öğreniyorlardı sevmeyi… Zeynep'in uzun siyah saçları, kömür karası gözleri vardı… Ahmet, kara yağız bir efe, yedi mahallenin delikanlısıydı… Sararan yapraklarla açardı...
Feleğin tekmil ödevi
Öf be anne geceler kapıda kurşun olmuş bekleşirler, dost dediğim yanaşma duyguların bezirganları etrafımda fır dönerler. Bilmem ki feleğin tekmil ödevi ben mi? Yoksa cümle alemde hırsını almadığı bir ben mi var benim bilmediğim bende?...
Menzil
Evvel sen de yücelerden uçardın, Şimdi enginlere indin mi ...gönül, Derya, deniz, dağ, taş demez ..geçerdin.... Karada menzilin aldın mı... gönül........... Yiğitliğin elden gitti.... yel gibi... Damağımda tadı kaldı... bal gibi. Hoyrat...
Vatan sağolsun
Uzun yıllar önceydi, kimse bilmiyordu daha onları, yeni yeni öğreniyorlardı sevmeyi… Zeynep'in uzun siyah saçları, kömür karası gözleri vardı… Ahmet, kara yağız bir efe, yedi mahallenin delikanlısıydı… Sararan yapraklarla açardı...
Helal değil
Oysa ki menekşe gözlerimden düşüp gelmiştim sana… Hani mevsimde aşk havası vardı? Hani senden başkası sarıp sarmalamazdı? Nasılda unuttun beni? Bir çekmecenin gözünde kalan, Bir kitap arasında unutulan, Herhangi bir fotoğraf gibi eskitilen…...
Kavuşma
Her şey geleceğini hissetmemle başlamıştı, 'Uğruna kayıplar verdim” Dediğin günlerde, Ben kendimi çoktan kaybetmiştim bile… Ben sensiz kalamazdım, sensiz olamazdım, Şarkılarım sendin, susuşlarım sen, yapamazdım, Canımın içi...
Adam sanmıştım
Bir şehrin en orta yerinde Arkana bakmadan gittin, Söyleyeceklerim vardı oysa… Vebalim boynunda kaldı, Parmak izlerin boynumda… Umutlarımın katili çıktın Hep yarım sevdin beni, Yarım bıraktın sevgimi… Yetim saydın söylediklerimi, Ne zaman...
Yüzüme karşı çok iyisin İstanbul
Gözyaşlarımı ekmeğime katık ettiğim, Sevinçlerimi boğazın sularına terk ettiğim, Beyoğlu'ndan, Taksimden geçtiğim, Kimsesizlerin kimsesi aziz İstanbul, Yüzüme karşı pekiyisin, ya arkamdan? Ne zaman Galata'dan yürüyüp geçsem,...
Bildim
Her şeye muktedir Allah, Evvel ile Ahir Allah, Zahir olan yine Allah, 'O” Malikül-mülk 'tek” Allah… Gözyaşlarında kayboldum, Gözyaşlarında can buldum, Önce öldüm sonra doğdum, Gülen gözler ağlamasın… Bildim yanan yüreğini...
Etme
Duy şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney. Der ki feryadım kamışlıktan gelir, Duysa her kim, gözlerinden kan gelir. Ayrılıktan parçalanmış bir yürek İsterim ben, derdimi dökmem gerek. Kim ki aslından ayırmış canını,...
Üryan geldim gene üryan giderim
Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eyler Benim can vermeye dermanım mı var Dirilirler dirilirler gelirler Huzur-ı mahşerde divan dururlar Harami var diye korku verirler Benim ipek yüklü kervanım...
Şol cennetin ırmakları
Şol cennetin ırmakları akar Allah deyu deyu Çıkmış islam bülbülleri öter Allah deyu deyu Salınır tuba dalları, Kuran okur hem dilleri Cennet bağının gülleri, kokar Allah deyu deyu Kimi yiyip kimi içer, hep melekler rahmet saçar İdris nebi...
Annem
Ben üzülmeyim diye, Sen hiç konuşmadın annem, Yıldızlar yere inmiş, Hazan mevsimi gelmiş, Güz dedikleri demek Şimdiymiş annem… Selalar veriliyor annem Ben üzülmeyim diye, Sen hiç konuşmadın… Selalar veriliyor annem, Ben ölmeyim diye,...
Dur Dedim
Hırçın dalgalarda aradım seni, Yalçın kayalarda sordum seni… Gökyüzünde açan bulutlarda, Yeryüzünde doğan çocuklarda, Kar üstüne, kar düşen yaylalarda, Ucu bucağı görünmeyen ovalarda, Aradım, sordum, yalvardım seni… Dağ yamaçlarında...
Özlemce
Sevmişsem, sonuna kadar Başımı yoluna koymuşum demektir, Allah'ına, dört kitap üzerine, mezara kadar, Özlem'ce demektir… Ben sevdim mi Göğün göğsü yanar mavi mavi Kanarım karanfiller gibi, Güneş kavurur ya hani asi asi Sonra...
Menzil
Evvel sen de yücelerden uçardın, Şimdi enginlere indin mi ...gönül, Derya, deniz, dağ, taş demez ..geçerdin.... Karada menzilin aldın mı... gönül........... Yiğitliğin elden gitti.... yel gibi... Damağımda tadı kaldı... bal gibi. Hoyrat...
Dertli dolap
Dolap niçin inilersin, Derdim vardır inilerim Ben Mevlaya Aşık oldum, Onun için inilerim Benim adım dertli dolap, suyum akar yalap yalap Böyle emreyledi CALAP, Derdim vardır inilerim Beni bir dağda buldular, Kolum kanadım kırdılar Dolaba layık...
Çağırayım Mevlam seni
Dağlar ile taşlar ile çağırayım mevlam seni Seherlerde kuşlar ile çağırayım mevlam seni Sular dibinde mahi ile, sahralarda ahu ile Abdal olup ya hu diye çağırayım mevlam seni Gökyüzünde İSA ile Tur dağında MUSA ile Elindeki asa ile çağırayım...
Bu gün Ahmet benim
Bugün ahmet benim, ama dünkü Ahmet değil. Bugün anka benim, ama yemle beslenen kuşcağız değil. Enelhak kadehiyle bir yudum içen sızdı Tarılık şarabından. Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım, ben, sultanların aradığı sultan. Ben...
Gelmedin
Gökyüzünün ay örgülü saçlarından kopardım seni. Ayrılığa gebe düşlerdendi beslendiğin, Sancıların çiçeğe durduğu düşlerdendi. Büyüdü hasret… Gelmedin…! Helal olsun sana! Helal, ne deyim… Ben ki kasırgaydım; dindirdin ya...

banner88