Muharrem ve Aşure günü

Muharrem ve  Aşure günü

Harun Yozgat

23 Kasım 2012, 09:54
Bu makale 134 kez okundu
Muharrem Ayı, 12 ay ve 355 gün olan kameri yılının ilk ayıdır. Adındanda anlışalacağı üzere, kameri yılda güneşin değil ayın hareketleri esas alınmaktadır. Hicri tarih, Hz. Muhammed (S.A.V.)'ın Mekke'den Medine'ye göçedişi ile başlar. Hicretin takvim başlangıcı olarak kabul edilmesi, Hz. Ömer devrinde olmuştur. Onun devrine gelinceye kadar Araplar düzenli bir tarih belirleme sistemine sahip değillerdi. Fil vakası gibi önemli olayları kıstas olarak belirlemişlerdi. Hz ömer devrinde, Hz Peygamberin Mekke'den Medine'ye hicrettiği yıl (Miladi 622) İslami takvimin başlanğıç yılı (Hicri 1) olarak, Muharrem ayı da bu takvimin ilk ayı olarak kabul edildi.
Bilindiği üzere Hz. Peygamber (S.A.V.) Medine'ye hicret ettiğinde orada Araplarla birlikte yaşayan Yahudiler vardı. İşte bu Yahudiler, Hz. Musa ile İsrailoğullarının Firavunun zulmünden Asüre günü kurtulduğunu söyleyen Yahudiler Hz Peygamber yalanlamamış ve hatta bu yönde olumlu bir tavır sergilemiştir. Bunun yanısıra tüm Sami dinlerde özel bir yere sahip görünen asure günü cahiliye Araplarıncada önemli kabul edilmiştir. Hatta Hz Peygamber'inde Peygamberlik öncesi ve sonrası dönemde bir süre bu günde oruç tuttuğuna dair rivayetlerede rastlanmaktadır. Medine döneminde bu orucu müslümanlara tavsiye ettiği bilinen bir husustur.
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir. "Hz Peygamber Medine'ye geldiğinde Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü. 'bu nedir?' diye sordu. "Bu hayırlı bir gündür. Bu Allah'ın İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardığı, bu sebeple de Hz. Musa'nın oruç tututğu gündür." dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V.) "Ben Musa'ya sizden daha layığım" buyurdu ve hem kendisi bu günde oruç tutup hem de müslümanlara tavsiye etti.
Hz. Peygamber, aşure orucu ile ilgili şöyle buyurmuştur. Aşure gününü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını umarım." Asure gününün oruç tutulması uygulaması, Ramazan orucunun farz kılınmasına kadar devam etti. Aşure orucu isteğe bağlı hale geldi. Hz. Aişe bunu şöyle anlatıyor: "Resullulah (S.A.V.), Aşure günü oruç tutulmasını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, dileyen Aşure günü oruç tuttu dileyen tutmadı.
Aşure günü adı verilen 10 Muharrem gününde meydana geldiği rivayet diğer bazı önemli olaylar da kısaca şöyle sıralayabiliriz.
1. Hz. Nuh'un gemisi tufandan kurtulup Cudi dağına aşure günü oturmuştur.
2- Hz. Adem'in tevbesinin kabul edilmesi.
3- Hz. İbrahim'in Nemrut'un ateşinden kurtulması
4- Hz. Musa ve İsrailoğullarının Firavun'un zulmünden kurtulması 10 Muharrem (Aşure) günü gerçekleştiği rivayet edilen olaylar arasındadır.
Muharrem ayı içerisinde Hz. Hüseyin gibi büyük bir şahsiyetin Muharrem ayında şehit edilmesi bütün müslümanlar için büyük bir acı olmuş müslümanları derinden etkilemiştir. Hz. Hüseyin'in, Hz. Peygamberin torunu olması acıyı dahada artırımıştır. Böyle üzücü olayları derinden düşünmek ders çıkartmak gerekir. Müslümanlara düşen görev, bu tür üzücü olayların tekrarlanmasını önleyecek bir şuura sahip olmaları gerekir. Kardeşlik birlik ve beraberliğimizi korumaktır.
Yüce rabbimiz bize bir daha böyle olaylar yaşatmasın!

Yorum Gönder

@name x