DEPREM kuşağında yer alan Türkiye’de 81 vilayetimizin merkezleri, ilçe, belde ve köyleriyle imdat çığlığı atıyor. Deprem bağırıyor; “Sizi ben öldürmüyorum, yaptığınız çürük çarık binalar öldürüyor. 50 – 60 yıl öncesinin teknolojisiyle yapılan binalar mezarınız olur, haberiniz olsun.” 1999 depremi de en büyük ikazlardan birisi olmasına rağmen ders alındığı görülmemiştir.

LOKOMOTİF SEKTÖR İNŞAAT;

İnşaat sektörü Türkiye’nin en büyük sektörlerinden birisidir. Direkt olarak 210 sektöre, 2100 kalem de yan sektöre katkı yapar. Son 15 yıl içerisinde çoğu büyük krediler bu sektöre aktarılmıştır. Kentsel dönüşüm furyasıyla şehirler şantiyelere dönmüş, kentsel rantsala dönüşmüş, daire fiyatları da alabildiğine artmıştır. Zaman zaman da sektörde balon oluşmuş, yirmi büyük vilayette 450 – 500 bin konut fazlası oluşmuştur. Hâlen de yapılmaya devam edilmektedir. Rant, gözleri karartmıştır. Ancak satışlardaki yavaşlamayı göz ardı etmektedirler. Arz talep dengesi bozulmuştur. Arz çoğalmış, talep ise azalmıştır.

YAŞASIN BARTER;

Her yıl satışlarla ilgili verilen rakamlar gerçekten uzaktır. Mesela; 2016 yılında 1.341.453, 2017 yılı Kasım sonu itibariyle 1.276.342 taşınmaz satılmıştır. TÜİK’in vermiş olduğu rakamlar bunlardır. Esas meseleye gelirsek çoğu müteahhit firma BARTER sistemiyle iş yapmaktadır. Çimentocuya, demirciye, mobilyacıya vb. malzeme karşılığı daire vermektedir. Malzeme verip tapuyu alanlar müteahhit firmaya; “Bunları benim adıma sat.” dediğinde müteahhit firma o daireleri satıyor. Burada işleme bakarsanız ortada olan bir daire, satışa konu olan ise 2 dairedir. Bu dairelerin onlarca olduğunu düşünürseniz satış rakamlarının suni olarak yükseldiği ortaya çıkmaktadır.

AL GÜLÜM VER GÜLÜM;

Bankalardan kredi alma imkânı olmayan, kredi alamayan darda kalmış esnaf, konutunu veya iş yerini soyadı tutmayan, güvendiği bir kişiye satış gösterip konut kredisi kullanmakta, bu gibi satışlar da otomatik olarak satış rakamları içerisinde yer almaktadır. Açıkçası satış rakamları gerçeği yansıtmamaktadır. İnşaat sektöründe durgunluk başlamıştır. Bu durgunluğa rağmen markalı konutlarda fiyatlar hâlâ yüksektir.

M.M.K.’dan UZAK DURUN;

Nedir M.M.K.? Maket, Makyaj, Köpük… Maket üzerinden daire alacaksanız mutlaka yanınıza avukatınızı, mali müşavirinizi, emlakçınızı almanız gerekir. Sözleşmeyi bu üç danışmanınızın okuyup, olurlarını aldıktan sonra imzalayınız. Eğer müteahhit firma binayı kat karşılığı yapıyor da sonrasında yarım yamalak yapıp kaçıyorsa mağduriyet kaçınılmaz olur. M.M.K.’nın diğer M’si de Makyajdır. Makyaj, dairenin seramik, boya armatürlerinden ziyade yapı denetim firmalarına binanın sağlamlığının tespiti öncelikli olmalıdır. Yani makyaj satın almaktan kaçınılmalıdır. M.M.K.’nın K’sına gelince o da Köpüktür. Araştırma yapmadan fahiş fiyatla taşınmaz alınmamalıdır. Lokasyonu etraflıca incelemek gereklidir.

YÜZME BİLMEYEN SOKAĞA ÇIKMASIN;

Arabesk yapılaşma başlıca sorunlarımızdandır. Ortada ne Selçuklu ne de Osmanlı mimarisi kalmıştır. Dileyen kendi zevkine göre yapmaktadır. Oysaki binalar şehirlerin aynasıdır. Maalesef aynaların %80’i kırıktır ve estetikten yoksun binalar ortalığı kaplamıştır. Alt yapı derseniz hak getire! 5 – 10 dakika yağmur yağsa, sokaklar, caddeler göl olmakta, vatandaşlar boğulmakta, arabalar suya kapılmaktadır. Bir binanın temeli alt yapıdır. Memlekette şehir plancıları, peyzajcılar yok kabul edilmektedir.

BİR KOYUNDAN KAÇ POST ÇIKAR;

Biraz bilmece gibi oldu ama esasında bir post çıkar. Yalnız gayrimenkulden vergi alınırken bakınız kaç post çıkarmış? Alırken vergi, satarken vergi, değer artışından vergi… Alım tarihiniz 5 yılı geçmemişse ve satma durumunuzda sair kazanç vergisi, ayrıca her yıl ödenen emlak vergisi… Hani ya say sayabilirsen.

KİRALAR NEDEN DÜŞMÜYOR;

Son on yıl içerisinde 15 milyona yakın konut satılmış neredeyse yarıya yakını kiracılık vasfını kaybedip, mülk sahibi olmuşlardır. Bu duruma göre, kiralık evlerin çok olması ve kiraların düşmesi gerekirken, hiç düşme görülmemektedir. Bu nereden kaynaklanıyor sorusu akla gelmektedir. Nedeni büyük şehirlerin kırsal kesimden büyük oranda göç alması ayrıca evlerini kentsel dönüşüme vererek kiracı durumuna düşen ev sahiplerinin çoğunluğudur. Kentsel dönüşümcülerin evleri bittiği takdirde kiraların düşmesi mümkün olabilir.

KOD DAİRE SAHİPLERİ YANDI!

Her yıl 4 yılda bir emlak vergilerine esas olmak üzere, semt semt rayiç bedelleri çıkartılır. Bu değer tespitleri sağlıksız ve gerçekten uzaktır. Hatta bazı yerlerde akıl almaz rakamlar ortaya çıkar. Kendisine verilen oyun fazla çıktığı semtlere düşük bedel, çıkmayan yerlere fazla bedel biçilmesini bir yana bırakalım da kod daire sahiplerinin ödeyecekleri vergilere gelelim. 10 katlı manzarası iyi bir binayı ele alalım. Satış fiyatları 500 – 600 bin, yerine göre 800 – 900 bin lira ederken, bu binanın giriş ve giriş altındaki yani kod daireleri bir yeri görmez, görse görse istinat duvarlarını görür. Satış değerleri de 100 – 150 bin lira civarındadır. Şimdi gelelim esas meseleye; daire bedeli 800 – 900 bin lira olan da, 100 – 150 bin lira olan kod daire sahibi de aynı emlak vergisini ödeyecektir. Kanun koyucular bu ayrıntıyı hiç görmemiştir. Bu durum Hakka reva mıdır? diye de sormadan geçemiyoruz. Belediyeye aynı emlak vergisini ödemeleri bir yana, tapu harç vergisini de aynı bedel üzerinden ödeyeceklerdir. Buna Deli Dumrul vergisi mi diyelim, yoksa belediyelerin sorumsuzluğu mu?

Yazımızı Fuzuli’nin bir sözüyle noktalayalım. “Sussam gönül razı değil, söylesem tesiri yok.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner88