Sorgun kongresinden Türkiye’ye seslendi

Ak Parti Yozgat teşkilatlarının merkez ilçe başkanlık kongreleri devam ediyor. Sorgun İlçe Teşkilat Başkanı seçimi için yapılan kongrede konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ülke gündemini değerlendirdi.

Sorgun kongresinden Türkiye’ye seslendi

Ak Parti Yozgat teşkilatlarının merkez ilçe başkanlık kongreleri devam ediyor. Sorgun İlçe Teşkilat Başkanı seçimi için yapılan kongrede konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ülke gündemini değerlendirdi.

17 Kasım 2014 Pazartesi 07:01
410 Okunma
Sorgun kongresinden Türkiye’ye seslendi
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, başka partilerin bir hafta sonrasını hesap edemediğini, ne yapacaklarının belli olmadığını belirterek, “Bir gün sonra ne yapacakları, bir sene sonra ne yapacakları belli değil. Ama AK Parti 2023 hedefini yakın hedef, 2053 hedefini orta hedef olarak görüyor, 2071’i kendisine hedef olarak gösteriyor ama ben buradan 2099’unda bizim için tarihi bir hedef olduğunu ifade etmek isterim” dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Yozgat’ın Sorgun ilçe kongresine katıldı. Sorgun İlyas Arslan Sinema ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen kongrede konuşan Adalet Bakanı Bozdağ, partililere seslenerek hep birlikte el ele 2015’te başarıya 2109 daha ileri bir noktaya 2023’e, 2053’e, 2099’a doğru yola devam edeceklerini söyledi. Başka partilerin bir hafta sonrasını hesap edemediğini ifade eden Bozdağ, “Ne yapacakları belli değil. Bir gün sonra ne yapacakları o da belli değil. Bir sene sonra ne yapacakları da belli değil ama AK Parti 2023 hedefini yakın hedef, 2053 hedefini orta hedef olarak görüyor, 2071’i kendisine hedef olarak gösteriyor ama ben buradan 2099’un da bizim için tarihi bir hedef olduğunu ifade etmek isterim. Bu neden önemli? AK Parti’nin gelip geçici bir parti olduğu düşüncesine kapılanların bu düşünceleri bir kenara koymaları bakımından önemlidir. O yüzden hedeflerimizi büyük tutuyor, bu hedefleri gerçekleştirmek için çok çalışmak gerektiğine inanıyoruz. Yarınları değil, uzun yılları hesap eden bir siyasi hareketin temsilcileriyiz. MHP’si, CHP’si ise yarını olmayan, yarını hesap edemeyen, yarını öngöremeyen bir siyaset anlayışına sahipler. Bakıyorsunuz hem Bahçeli konuşuyor hem Kılıçdaroğlu konuşuyor. Konuşmaları alın alt alta, üst üste koyun ne çıkıyor AK Parti'ye saldırı, AK Parti'ye eleştiri, Cumhurbaşkanımıza eleştiri, Başbakanımıza eleştiri. Hatta bazen eleştiri dozunu da artırıyor, hakaret boyutuna vardırıyor. Sizin eleştirmekten hakaret etmekten tehdit ve şantaj kokan imalı, imasız cümleler kurmaktan başka söyleyeceğiniz sözünüz yok mu? Milletten iktidar istiyorsunuz ey MHP, ey CHP, iktidar olursanız bu ülkenin ekonomisini nereden alıp nereye götüreceksiniz? Ekonomik projeleriniz nelerdir, refahı nasıl ileri taşıyacaksınız, kalkınmayı daha ileri noktalara nasıl taşıyacaksınız? Yok mu projeleriniz? Varsa buyurun açıklayın bu millet duysun” dedi.
Ülkenin 30 yılı aşkın bir süredir terörle mücadele ettiğini vurgulayan Adalet Bakanı Bozdağ, "Çözüm sürecine karşı çıkmak, bu konudaki atılan adımları ihanet olarak nitelemek dışında sizin terör belasından bu ülkeyi kurtarmak için çözüm projeniz nedir? Madem AK Parti hükümetleri yanlış yapıyorlar, öyleyse sizin doğrularınız nedir? Hangi usulde biz yol alırsak Türkiye’yi terörden kurtarırız. Bir daha PKK terörü veya başkaca terör Türkiye’de olmaz, projeniz nedir. Buyurun söyleyin. Bakın parlamentodasınız Türkiye’nin en güçlü muhalefet partilerisiniz ama söyleyeceğiniz, yalandan, dolandan, iftira ve ithamdan başka maalesef başka hiçbir şey yok. Çözümünüz ne? Çözümleri yok. Bunlar şehit cenazelerinde istismar yapamadıkları için rahatsızlık duyan insanlar. Kanın, gözyaşının terörün bittiği, silahın sustuğu bir Türkiye’yi hepimizin arzu etmesi, bunun için de hepimizin taşın altına elini koyması lazım. Ben her zaman söyledim, bir kez de buradan söylüyorum. Terör konusu siyasi rekabet konusu değildir. Partilerin birbirlerini itham edecekleri bir konu değildir. Partiler üstü konudur. Sadece AK Parti’nin değil bütün partilerin meselesidir. Sadece AK Parti'ye oy verenlerin değil her bir ferdimizin 77 milyonun ortak meselesidir. Sadece bir bölgenin değil, 7 bölgenin ortak meselesidir. Öyleyse bizim buna partiler üstü, bölgeler üstü, şehirler üstü, milli bir sorun olarak bakıp ve çözümü konusunda da el ele vermemiz lazım. Aklımızı aklımıza, bilgimizi bilgimize, tecrübemizi tecrübemize eklememiz lazım. Var mı? Yok. İtham var, yalan var, iftira var. Biz bir şey yaptığımız zaman da, 'Aman ha ülkeyi bölüyorlar.' Başka lafları yok. Varsa yoksa bir cümle soylüyorsunuz o cümleyi nasıl çarpıtırız, varsa yoksa bir yerde aslı astarı olmadık bir iftira uyduruluyor, bu iftiraya bu milleti nasıl inandırırız bunun etrafında dönen dolaşan bir dedikodu, bir iftira siyaseti vardır. Ama şunu görmüyorlar, bu millet dedikodu siyasetine, iftira siyasetine prim vermiyor. Sandıklar bunu gösteriyor. Kim iftirayla, yalanla, dedikoduyla, şantajla siyaset yapıyorsa millet onu sandıktan kovuyor. Sandıktan ona iktidar yetkisini vermiyor. İktidarı projeyle, emekle, terle, siyaset yapanlara veriyorlar, çalışana veriyorlar, koşan, gayret edene veriyorlar. Ama maalesef Türkiye’deki muhalefetimizin böyle bir sıkıntısı var. Her zaman söylüyoruz, Türkiye’de bir iktidar sorunu yoktur ama Türkiye’nin gerçeklerinden kopuk bir muhalefet sorunu vardır. Bizim muhalefet fezada uçuyor. Türkiye’nin gerçekleriyle bizim muhalefetin gerçekleri birbiriyle asla örtüşmüyor. Kılıçdaroğlu konuşuyor bakıyorsun, İsrail’in politikalarını mı savunuyor diyorsunuz. Esad’ın, Suriye’nin politikalarını mı savunuyor diyorsunuz. Onların Türkiye ile ilgili söylediklerine bakıyorsunuz, onun söylediklerine bakıyorsunuz sanki bir kalemden çıkmış. Böyle bir siyaset olur mu? Muhalefeti biz değiştiremedik ama ben eminim ki vatandaş değiştirecektir. Sandıkta 2015’te atacağı bir Osmanlı tokadı muhalefetimize yeniden bir düşünme fırsatı verecektir. Ama geçmiş seçimlere baktığımızda yeniden düşünme fırsatını pek kullanmadıklarını görüyoruz. Her defasında oy vermeyen vatandaşı suçlayan, ona hakaret eden, onu aşağılayan bir yaklaşım bizim muhalefetimizin üslubu haline gelmiştir” diye konuştu.
 “CHP’de bir genel başkan yardımcısı konuşuyor, bir laf söylüyor, öbürlerinin hepsi ona başka laflar söylüyorlar” diyerek CHP’yi yüklenen Adalet Bakanı Bozdağ, “Sezgin Tanrıkulu çıktı Dersim’den dolayı özür diledi, başkaları şimdi onu paylamaya başladılar. Allah aşkına sizin genel başkan yardımcılarınız partiyi temsil etmiyorlar mı? Benim bildiğim genel başkan temsil eder, genel başkan yardımcılar temsil eder, grup başkan yardımcılar temsil eder. Onların söyledikleri sadece kendilerini değil, partilerini de izam eder ama bakıyorsunuz bir laf söylüyor, herkes hücum ediyor. Genel başkan bir laf söylüyor, ona da bir şey söylüyorlar. Ben buradan soruyorum: Biz sizin hanginizin ağzından çıkan lafa inanacağız? 'Hangisi CHP’nin gerçek politikasını temsil eder' diyeceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri mi, yoksa genel başkan yardımcılarının söyledikleri mi, yoksa grup başkan vekillerini söyledikleri mi partiyi bağlar? Biz biliriz ki hepsininki bağlar, birbiriyle çakışmaz uyum içerisinde olur ama bakıyoruz kendi içinde çatışan bir yapı var. Biz de bundan rahatsızız. Diyeceksiniz CHP’nin derdi size mi düştü? Bize düşmedi de Türkiye böylesi bir muhalefete layık değil, onun için biz bunu dert ediyoruz. Böylesi bir anlayışa layık değil, onun için biz dert ediyoruz. Sadece Tayyip Erdoğan, Sadece AK Parti düşmanlığı, sadece düşmanlık üzerine politika üreten bir muhalefet olabilir mi? Sadece düşmanlık üzerine, ayrıştırma üzerine, kutuplaştırma üzerine maalesef politika üretiliyor. Türkiye’nin bu kısır döngüden kurtulması lazım. Onun için de bu kısır muhalefet anlayışından bizim kurtulmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: 16.11.2014 18:45
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol