Çalıştayın 09 Mayıs 2013 Perşembe günü açılış oturumunda konuşan Çalıştay Başkanı Doç. Dr. Mustafa Böyükata yaptığı konuşmada, üniversitelerin toplumun uluslararasılaştırılmasındaki rolüne değindi ve bu yönde gerçekleştirilen değişim faaliyetlerinin akademik düzeyde irdelenerek ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bakımda Erasmus faaliyetlerinin ele alındı ilk toplantı olduğunu ifade etti.
Böyükata “Globalleşme ile birlikte uluslararasılaşma son yılların önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle Yüksek Öğretim Kurumlarında her disiplinden araştırmacı bu süreç ile ilişki içerisindedir. Bu doğrultuda yapılan uluslararası anlaşmalar, proje ortaklıkları, hareketlilik programları, işbirliği protokolleri ile Üniversitelerin yerelden ulusala, ulusaldan küresel dünyaya entegre olmalarını sağlamak temel hedeflerdendir” dedi.
Böyükata, Avrupa Komisyonu tarafından bu amaçla Avrupa Birliği'ne üye 27 ülke ve 5 aday ülke arasında 1987 yılından beri uygulanan Erasmus Hareketlilik Programı vesilesi ile üniversite öğrencilerine eğitim almak veya staj yapmak üzere yurtdışına gitme imkânı sunulduğunu ifade etti.
Böyükata konuşmasında Erasmus Hareketlilik Programının, gençlere kültürlerarası farkındalık ve uyum becerisi kazandırırken; kişisel gelişimlerine de katkı sağladığını söyledi. Böyükata ayrıca, Yüksek öğretim personeline de hitap ederek uluslararası ortamlarda deneyim kazanma imkânının sunulduğu, uluslararası projeler ve çalışmalara verilen destek ile yüksek öğretim kurumlarının bir arada çalışabilmelerini sağlayarak eğitim ve öğretimde yenilik fırsatları oluşturulduğunu vurguladı.
Böyükata “Çalıştayımıza, Üniversitelerimizin Uluslararasılaşma boyutunda önemli sac ayaklarından biri olan Erasmus programları ile ilgili bilimsel özgün araştırmaların yanı sıra, iyi uygulama örnekleri, rapor, istatistiki bilgi vb. çalışmalarla değerli akademisyenlerimizin katkı ve katılımlarından mutluluk duymaktayız” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Çalıştayın ilk sunumunu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yrd. Doç Dr. Ahmet Yaşar Demirkol verdi. Dr. Demirkol “AB Toplumu’nun Türkiye’nin Üyeliği Hakkındaki Tutumu ve Kültürel Kaynaşma Aracı olarak ERASMUS Programı” başlıklı konuşmasında Erasmus programının önyargıların giderilmesinde önemli bir argüman olduğuna vurgu yaptı.
Bozok Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. M. Şenay Şengül’ün başkanlığında gerçekleştirilen oturumda ise Şırnak Üniversitesi’nden Doç. Dr. İbrahim Kutluay, Uludağ Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Rüçhan Özkılıç ve Dumlupınar Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Muammer Akçay tebliğlerini sundular.
Doç. Dr. İbrahim Kutluay, “İslam ve Hırıstiyan Teolojisinin Yapısı Bakımından İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Erasmus Öğrenci Hareketliliği Konusunda Karşılaştıkları Temel Problemler” başlıklı sunumunda İlahiyat ve İslami Bilimler Fakülteleri’nde eğitim gören öğrencilerinin uluslararası hareketlilikler konusunda karşılaştıkları zorlukları ve sahip oldukları dezavantajlarla ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Hıristiyan teolojisi müfredatı ile İlahiyat Fakültelerinde takip edilen müfredatın çok farklı olmasının doğurduğu zorlukları dile getiren Kutluay, derslerin denklikleri konusunda da uygulamada zorlukların ortaya çıktığına dikkat çekti. Avrupa’nın değişik ülkelerinde bulunan okullardan örnekler vererek yabancı dil konusunda da sıkıntılarımızın devam ettiği belirtildi ve öneriler tartışıldı.
Yrd. Doç. Dr. Rüçhan Özkılıç sunumunda “Avrupa Birliği Erasmus Programına Katılan Türk ve Yabancı Öğrencilerin Programla İlgili Görüşleri ” üzerine yaptığı ve devam ettirdikleri akademik araştırmalarının sonuçlarını paylaştı. AB Erasmus programına katılan Türk ve yabancı öğrencilerin programla ilgili görüşlerini inceleyerek, kıyaslamalı analiz yoluyla Erasmus programından duyulan memnuniyet konusunda genel bir değerlendirme yapmak ve AB Yükseköğretim Politikaları'nda üyelik sürecindeki Türkiye ve diğer ülkelerin Erasmus uygulamalarının işleyişi hakkında bilgi vermek amacıyla bu çalışmanın yapıldığı belirtildi. Uygulanan anket çalışmaları karşılaştıkları zorlukları da anlatan Özkılıç, araştırmaya katılan öğrencilerin görüşlerinde uyruk ve yaş değişkenine yönelik olarak anlamlı farklılık gözlendiğini söyledi. Türk öğrencilerin yabancı öğrencilere göre, 20-24 yaş grubunda olanların 24+ yaş grubuna göre programdan daha fazla memnun oldukları sonucunun ortaya çıktığı ve araştırmanın diğer alt problemlerinde öğrencilerin görüşleri cinsiyet, bölüm ve yabancı dil değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermediğinin bulunduğu ifade edildi.
Yrd. Doç. Dr. Muammer Akçay ise, konuşmasında Dumlupınar Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Erasmus tecrübelerini aktardı. Erasmus hareketlilikleri kapsamında anlaşma yaptıkları Fransa, İspanya, Letonya, Polonya, Portekiz deki üniversitelerle ilişkilerin ne durumda olduğuna ilişkin bilgiler aktaran Akçay, programdan faydalanan öğrencilerin kurum personeli ile etkileşimlerinden örnekler de verdi. Eğitim kurumları arasındaki fiziksel ve yapısal farklılıklarla olan etkileşimleri dağıtık sistem modelleri kullanılarak değerlendirdi.
Atılım Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sümer Şahin tarafından başkanlığı yapılan oturumda ise Bozok Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Süngü, Uludağ Üniversitesi Erasmus Ofisi uzmanlarından Yıldız Çuvaş, Bozok Üniversitesin’den Araştırma Görevlisi Mehmet Kalkan, Galatasaray Üniversitesi’den Araştırma Görevlisi Edibe Betül Karbay, Marmara Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Arzu Baloğlu bildirilerini sundu.
Yrd. Doç. Dr. Hilmi Süngü, “Ortak Avrupa Yükseköğretim Alanının Oluşturulmasında Hareketlilikle İlgili Düzenlemelere İlişkin Görüşler ” isimli araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Türkiye'deki eğitim fakülteleri öğretim elemanları ve üniversitelerin ilgili ofislerinde görev yapan uzmanların, ortak bir Avrupa yükseköğretim alanı oluşturma çalışmaları kapsamında hareketlilikle ilgili görüşleri; bu görüşlerin bireysel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelendiği belirtildi. Boğaziçi, Erciyes, Marmara, ODTÜ, Uludağ ve Yüzüncü Yıl üniversitelerinin eğitim fakültelerinde ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde görev yapan öğretim elemanları (308 öğretim elemanı) ve bu üniversitelerin Avrupa Birliği ofisleri, uluslararası ilişkiler ofisleri ya da Erasmus ofislerinde görev yapan uzmanlara (27 uzman) uygulanan anket sonuçları tartışıldı.
Uzman Yıldız Çuvaş “Erasmus Ders Verme Hareketliliği Etki Değerlendirme Çalışması” isimli sunumunda Erasmus programı alt programları hakkında bilgi verdikten sonra literatür taramasında Erasmus Ders Verme Hareketliliği ile ilgili sadece bir araştırmaya rastladıklarını belirterek bu yönde yapılacak çalışmaların önemine ve gerekliliğine vurgu yapıldı. Bu sebeple yapılan bu araştırmanın, alanda yapılan çalışmaların ikincisi olma özelliği taşıdığını belirten Çuvaş, alınan örneklem büyüklüğü açısından daha büyük temsil gücüne sahip olmasıyla da ayrıca değer taşıdığına vurgu yaptı. Ders Verme Hareketliliğinden yararlanan öğretim elemanlarının beklenti ve memnuniyet düzeylerini ortaya koymayı hedefleyen araştırmanın, ulusal program hedeflerinin sürekli izlenmesi, gözden geçirilmesi ve değerlendirilip olası eksikliklerinin tespit edilmesine de yardımcı olacağı ve program geliştirme çalışmalarına ışık tutacağı belirtildi.
Çalışma sonuçları ile akademisyenlerin gitmek istedikleri üniversiteleri seçerken en fazla akademik olanaklar etkili olurken, en az etkili olan faktör dil geliştirme olduğunun gözlendiği ifade edildi. Gidilen üniversitede karşılaşılan sorunların başında akademik yetersizliklerin geldiğinin altı çizilen araştırmanın sonuçları faydalı gözlemler ortaya çıkaracağı görülmektedir.
Araştırma Görevlisi Mehmet Kalkan, “Erasmus Akademik Vizyonunun Türk Öğrenciler ve Ulusal Medya'daki Yüzü ” isimli çalışmasında Türkiye’nin Avrupa Birliğine uyum sürecinin en etkili işleyen kısımlarından birisinin, eğitim faslı altında yer alan Erasmus programı olduğunu belitti. Sunumda ülkemizdeki üniversitelerle AB üyesi/üyelik adayı ülkelerin ikili anlaşma sağlanan üniversiteleri arasında 2005 yılından bu yana öğrenci/öğretim üyesi değişim hareketliliği sağlandığı ifade edildi. Erasmus programının bir alt kategorisi olan öğrenci değişimi (Exchange Student) programı kapsamında herhangi bir AB ülkesindeki üniversitelere giden öğrencilerin düşünce ve beklentilerinin analiz edildiği raporlar çerçevesinde değerlendirmeler yapıldı. Türk öğrencilerinin (giden öğrenciler) programa ait bilgi-ilgi seviyeleri, programdan beklentileri, programın olanaklarından memnuniyet düzeyleri ve program süresince karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara çözüm olabileceği düşünülen bazı öneriler tartışıldı. Ayrıca eğitim programının Türk basınında nasıl algılandığına dair karşılaştırmalı olarak ele alındı.
Araştırma Görevlisi Edibe Betül Karbay, “Değişim Öğrencilerinin Erasmus Algısı: Universidad Politechnica de Valencia/Gandia Örneği” isimli sunumunda, Avrupa’daki yükseköğretim kurumları arasında eğitimi, işbirliğini ve kültürel zenginliğin paylaşımını kolaylaştırmayı ve geliştirmeyi amaçlayan bir değişim programı olarak, kültürel farklılıklardan kuvvet doğmasını hedefleyen Erasmus programının kazanımlarından bahsetti. Çalışmanın amacının, 2007-2008 eğitim döneminde Universidad Politecnica de Valencia (UPV)/ Higher Polytechnic School of Gandia, İspanya’daki Erasmus öğrencilerinin, değişim hareketliliği deneyimlerinden yola çıkarak, Erasmus Değişim Programının hedeflerine ne ölçüde ulaştığını görmek, eksikliklerini saptamak, daha iyi nasıl olabileceği konusunda öğrencilerin görüşlerini değerlendirmek olduğunu belirten Karbay, Higher Polytechnic School of Gandia’daki tüm Erasmus öğrencilerinin aldığı Intercultural Communication dersinde açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşan bir anketin sonuçlarını aktardı. Öğrencilerin Erasmus hareketliliğini eğitimden çok, bir tatil fırsatı olarak gördükleri, bulunduğu ülkenin temel kültürel çeşitliliğine ilişkin daha fazla bilgi talep ettikleri ve daha fazla İngilizce ders çeşitliliği istediklerinin gözlendiği vurgulandı.
Yrd. Doç. Dr. Arzu Baloğlu, “Uluslararası Dönüşüm Hikâyesi: Alınan Dersler ve Değerlendirmeler” başlıklı sunumunda, Marmara Üniversitesi Erasmus Ofisinin, Uluslararası Ofis formatına dönüşüm sürecini anlattı. Hangi çözümlerin denendiği, nasıl iyileştirmeler yapıldığı, gerçekleştirilen bu aktivite ve değişimlerin sonuca etkisi rakamlarla, yorumlarla ve karşılaştırmalı olarak izah edildi. Sürecin zorlukları, çözüm yöntemleri ve ortaya çıkan neticeleri deneyimleri ışığında paylaşan Baloğlu, sürekli değişen ve gelişen bir süreç olarak hareketlilikleri ele aldı ve bir durum analizi yaparak tartışmaya açtı.
Başkanlar tarafından oturum sonlarında konuşmacılara belgeleri takdim edildi. Toplantı sonrasın genel katılımlı müzakere ve değerlendirmeler yapıldı. Çalıştay başkanı Doç. Dr. Mustafa Böyükata katılımcılara söz vererek değerlendirmeleri aldı. Yaptığı müzakere ve değerlendirmede Prof. Dr. Sümer Şahin sürecin zorluklarını ifade ederek, derslerin denkliklerinde öğrencinin eğitim aldığı disipline ilişkin temel derslerin denklikleri konusunda görüşlerini paylaştı. Bozok Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yaz yaptığı müzakere konuşmasında, çalıştay süresince çok değerli bilgilerin paylaşıldığını belirterek, ülkemizde yeni kurulan üniversiteler başta olmak üzere yüksek öğretim kurumlarında, daha önce yurtdışı deneyimi olan veya uluslararası etkinlikler bakımından yetkinliği ve donanımı olanların “lokomotif” olarak değerlendirilebileceğini önerdi. Bu yolla başlatılacak hareketliliklerin yeni ve güçlü işbirlikleri için kapı açacağını ve diğer personelin sürece katılımın hızlandırabileceğini belirtti. Bildiri sunan ve dinleyici olarak katılan araştırmacılarında, yaptıkları değerlendirmelerde, toplantının verimli ve isabetli olduğu düşüncesinde oldukları ortaya kondu.
Çalıştay kapsamında Yozgat’ta ilk kez gelen katılımcılar, şehri hayal ettiklerinde çok iyi durumda bulduklarını ifade ettiler. Bozok Üniversi’de “İngiliz Yarenler” diye tanınan “Ölüdenizli Yarenler Grubu” tarafından veilen konserde de çok keyifli vakit geçirdiklerini ve kendileri için sürpriz olduğunu belirttiler. Toplantı katılımcıları için düzenlenen Hattuşaş gezisinden de çok etkilendiklerini beyan ettiler. Sorgun Kaplıcalarına da giden araştırmacılar Yozgat hakkında sürekli aldıkları bilgilerden de mutluluk duyduklarını ifade ederken, Yozgat’ın sahip olduğu potansiyeli ve iyi değerlendirilmesi durumunda ülkemiz içinde faydalı sonuçlara katkı sağlayacağını vurguladılar. Doç. Dr. Mustafa Böyükata katılımcıları Bozok Üniversitesi’nde görmekten mutluluk duyduklarını ve kapılarının her zaman kendilerine açık olduğunu söyledi.
Muhabir: Haber Merkezi





