66 yıldır iğnesi elinde

Yozgat'ta, çocukluğunda çırak olarak başladığı terzilik mesleğinde 66 yılı geride bırakan 77 yaşındaki Yaşar Özayan, mühendis edasıyla santim santim ölçüp biçtiği kumaşları kıyafete dönüştürüyor

66 yıldır iğnesi elinde

Yozgat'ta, çocukluğunda çırak olarak başladığı terzilik mesleğinde 66 yılı geride bırakan 77 yaşındaki Yaşar Özayan, mühendis edasıyla santim santim ölçüp biçtiği kumaşları kıyafete dönüştürüyor

19 Nisan 2019 Cuma 00:00
66 yıldır iğnesi elinde

Yozgat'ta 1953 yılında çırak olarak başladığı terzilik mesleğini severek sürdüren 77 yaşındaki Yaşar Özayan, 66 yıldır elinden iğne ipliği düşürmüyor.

İlkokulu bitirdikten sonra bir ay demirci ustası yanında çıraklık yapan daha sonra da babası tarafından terzi Osman Şenyiğit'in yanına çırak olarak verilen Özayan, ilerlemiş yaşına rağmen mesleğini ilk günkü titizliğiyle sürdürüyor. 

Askerlik görevini yaptıktan sonra kendi iş yerini açan Özayan, Yozgatlı siyasetçiler ve bürokratların elbiselerini dikmesiyle tanınıyor.

Çıraklık ve kalfalık döneminde hayalinin üst bürokratlara elbise dikmek olduğunu anlatan Özayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha sonraki yıllarda hayaline kavuştuğunu söyledi.

Özayan, kendi iş yerini açtıktan sonra ustalarının ve kalfalarının bulunduğunu anlatarak, "TBMM'de dahi müşterilerim vardı. Onlara elbise dikmek bana da onur veriyordu. Beni aramaları, Yozgat'a geldikçe beni ziyaret etmeleri mutlu ediyordu. O elbiseleri yapıp beğendirdikten sonra insan onur duyuyor." dedi. 

Hazır giyimin artmasıyla elbise diktiren kişi sayısının azaldığını dile getiren Özayan şunları kaydetti.

"Hazır elbise içerisinde aslında herkes rahat edemez. Bazı müşteriler hazır kıyafeti giydiğinde diktirdiği kıyafetle arasındaki farkı görebiliyor. Bu nedenle özel müşterilerim var. Onlar da birbirlerine tavsiye üzerine gelip elbise diktiriyor. Ben aldığım bir işi bitirmeden ikinci işi almıyorum. Tek kişi olduğum için zor yetiştiriyorum."

Terzilik mesleğini çok sevdiğini dile getiren Özayan, şöyle devam etti:

"Sanatıma aşına olduğum ve çekirdekten beri çalışmayı kendime şiar edindiğim için başkaları gibi sokakta ne gezebilirim ne kahvede kağıt oynayabilirim, ne de boş zamanımı başka yerlerde değerlendirebilirim. Kendi ticarethanemde çalışıyorum, misafirlerim geliyor, müşterilerim geliyor, onlarla ilgileniyorum. Zamanımı böyle geçiriyorum. Sanat benimseyerek yapıldığı zaman daha zevkli oluyor. Terziye ihtiyaç var. Nasıl berber olmazsa terzi de olmayınca olmaz. Bazen 'nihayetinde terzilik değil mi?' deniyor. Nihayeti bir terzilik değil, çok güzel bir meslektir, o terzi olmazsa bir müşteri kumaşı beline dolayıp giyemez, mutlaka şekillendirecek ki giyeceksin."

Çırak bulunamadığından yakınan Özayan, yeni terziler yetiştirmek, mesleğinin inceliklerini öğretmek istediğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.